YAŞAYAN EFSANE ERCAN TANER NASIL SPİKER OLDU?

0
21
views

Futbolseverler Ercan Taner’i yakından tanır. O mikrofonun başına geçince maçlar daha bir güzel olur. Babası Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Ziya Taner. Doğduğunda futbolun içinde bulmuş kendisini yani. Belki Beşiktaş’ın 100. yıl şampiyonluğunda, Sergen’in attığı golün asistini yapan Tümer Metin birgün unutulacaktır ama kulaklarda çınlayan “Sergen attı şampiyonluk geldi” sesi hiç unutulmayacaktır. O sesin sahibi Ercan Taner ile ilgili ilerleyen zamanlarda en ince ayrıntılarına kadar bir dosya hazırlayacağız. Şimdi ise spikerlik hayaliyle yanıp tutuşan gençler için bir efsanenin nasıl doğduğunu kendi ifadeleriyle okuyacağız.

Ailesinin Desteğiyle İlk Adımı Atıyor

“Canan Kumbasar anons yapıyor, “Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, spor spikeri alacaktır.” diye. TRT’de o zaman ara spiker dönemi var, anons spikeri… Annem dedi ki sen bu sınavı kazanırsın. Çünkü ben kendi kendime maç anlatıyordum. İlkokulda, evde yüzümü ıslatıyorum, saksıdan toprak alıyorum çamurlu sahalar falan böyle üstüme falan rezil ediyoruz evi de… Babam da dedi kazanırsın. TRT’ye başvurduk, sınava girdim. Bana Milli Güvenlik Konseyi Bildirisi’ni okuttular. Sonra Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta çıkan olayları okuttular. Bitince beni çağırdılar, dediler ki “Sen ne spikeri olacaksın?” Ben spor spikeri olmak istiyorum dedim. “Tamam teşekkür ederiz.” dediler.”

Sınav, Bir Sınav Daha ve Yine Sınav

“Eve bir kağıt geldi. Sınavı kazandınız ikinci sınav için Ankara’ya gelin diye. Ankara’ya gittik. Bu sefer bir kamera var haber okuyun dediler. Haberi okuduk kameraya. Sonra size bir görüntü vereceğiz, o görüntü de radyo ve televizyon anlatımı yapın dediler. Fenerbahçe – Bursaspor maçıydı. Önce radyo anlattım, dur dediler televizyonu anlat. Onu da anlattım. Eve bir daha kağıt geldi. Kurum içi 3. sınav… Onu alacaksın ondan sonra tekrar sınava gireceksin… Bu sefer 2.5 – 3 aylık bir kurs… Bir sürü dersler pedagoji ve psikoloji de var acayip bir şey. Dersleri yaptık. 3. sınavı olduk. Yine İstanbul’a geldik. Bekliyoruz. Bir kağıt daha geldi 3 ay sonra… “Kurum içi eğitimi almaya hak kazandın.” diye…”

Önce Mutfak, Sonra Mikrofon

“Gittik stajyer spiker olduk. İki yıl montaj nedir, kamera nedir, yönetmenlik nedir bunları öğrendik. Yahu spikerlik yapmıyoruz. Bizim Baki ağabey vardı, gittim kapısını çaldım dedim ki “Baki ağabey biz ne zaman maç anlatacağız.” Ercan dedi önce mutfak. “Mutfağı öğrenmeden mikrofon yok.” Şimdi onun değerini anlıyorum. Allah rahmet eylesin bana çok şey öğretti.”

Baba Taner Sahada, Ercan Mikrofonda

Sonra kurum içi eğitim ve ilk maçım. Radyoda Akın Göksu ile beraberiz. Beşiktaş – Adana Demirspor maçı… Kadıköy’de maç… Aşağıda, Beşiktaş tarafından babam Ziya Taner vardı. Ben de yukarıda maç anlatıyorum. 0-0 bitti ilk maçım. Akın ağabey bana mikrafonu verdi maçı anlattım, hiçbir şey hissetmedim. Meğer beni denemişler. Aşağıda babası var, maçı nasıl anlatacak diye TRT yönetimi denemiş. Orada büyük bir sınavı geçtim. Bana “Aferin, mükemmeldi.” dediler. Daha sonra her maçı bana verdiler.

Ziya Taner

Anlattığı İlk Final ve Van Basten’in Efsane Golü

“İlk finalimde çok gençtim. 24 yaşında 1988 Hollanda – Sovyetler Birliği maçını anlattım. Tansu ağabey ile birlikte başladık. İnanılmaz bir maç. Van Basten’in tarihe geçen golü orda oldu. Top yüksekten geldi, Van Basten’in o vuruşu… Dasaev büyük kaleciydi Sovyetler Birliği’nde… Golü güzelleştirdi bence. Mükemmel bir yere gitti top. İlk finalimi unutamam.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here