TÜRK SANAT MÜZİĞİ’NE YENİ SOLUK RACİ AKYAR

1
951
views
TÜRK SANAT MÜZİĞİ’NE YENİ SOLUK RACİ AKYAR - Raci AKyar Kimdir? - Büt Dergisi

Leylâ acep neden ses vermiyor feryâdıma
Kimsesizim bu yerde ben
Siz el verin imdâdıma
Susmayın bahçeler, bülbüller, goncalar
Leylâ’dan ne haber…

Ulya Altıntaş / ulya.marmara@gmail.com

Raci Akyar “Leyla Acep Neden Ses Vermiyor Feryadıma” şarkısıyla 1.Alaturka Ses Yarışması’nda birinciliğini aldı. Şu sıralar sahneye çıkarak dinleyicilerle de buluşan genç sanatçı öyle enerjik ve duygusal ki gözleriyle şarkılarını yeniden söylüyor gibi. İnsanlara karşı dürüst olunduğu sürece hayatta verilen emeklerin karşılığının mutlaka alındığına inanan Akyar, Türk Müziğinin de gönülden gelen bir nağme olduğunu düşünüyor ve “Söylediğim şarkılarla bir nebze de olsa gönüllere dokunabilmek benim için bu işi vazgeçilmez kılıyor” diyor. Biz de kendisiyle Türk Müziği’nin ruhuna yakışır bir yerde görüştük. İstanbul’da gürültünün uzak olduğu bir yer, insanlar ufak ufak arkadaş gruplarıyla kendi aralarında dertleşiyorlar. Belki de sığındıkları insana yaşadıkları güzel şeyleri anlatıyorlar ya da dertlerine çare aramak için bir tatlı huzur arıyorlar.

Kimisi yalnız başına oturmuş uzaklara dalmış, kimisi kendisini çekiştirip duran çocuğuna pamuk şeker almak için, uzaklaşan satıcıya sesini duyurmaya çalışıyor. Kimileri de almışlar ellerine kahvelerini yudumlarken ılıkça, boğazdan geçen bir beyaz vapur, sohbeti bölen gürültüsüyle gülümseyerek eşlik ediyor onlara. Bu güzel mekan eşliğinde sohbetimize başlıyoruz Raci Akyar ile.

 

Raci Akyar’ı tanıyabilir miyiz?

1980 İstanbul doğumluyum. Ortaokulu bitirdikten sonra liseyi dışarıdan sınavlarla okudum. Uzun yıllar tekstil firmasında çalıştım. Tabii aklımda hep müzik vardı ama hayat şartlarım sebebiyle konservatuar kısmet olmadı.

Biz de tam bu kısmı merak ediyoruz aslında, sizi tanıyanlar bilirler; Türk Sanat Müziği sizin için çok önemli, müziğin hayatınıza girmesi nasıl oldu?

İlkokulda bile müzik vardı aslında ama çalışma hayatına atılmam sebebiyle belki para kazanmanın da etkisiyle bu durum bana cazip geldi. Aileme de destek oluyordum, çalışmaya ortaokuldan sonra başlamıştım zaten. Müziğimi tahsille birleştirmek benim için çok güzel olurdu ama fırsatım olmadı.  Aslında hikayesi şöyle 2006’da ablamın nişanında bütün aile ordayken çıkıp şarkı söyleyesim geldi.  Çıktım söyledim çok beğenildi ve hoş tebrikler aldım. Nişandan sonra ablamın kayınvalidesi yanıma geldi ve kendi gittiği korolardan bahsetti. 2006’da korolara başladım ve bu sırada çok dağıldım çünkü davetler üzerine çok fazla koroya katılmaya başladım. Tekstilin yoruculuğu bir yandan, müzik kurslarım bir yandan bastırınca bedenen yıprandım açıkçası.

Bu işe bir çözüm bulmalı dediniz mi ?

Aynen de öyle söyledim; çünkü çok yoruluyordum. Hocalarımdan da müsaade isteyerek ayrıldım.

İnci Yaman müzik korosuna girmeniz nasıl oldu?

2009’da Ferhat Göçer’in bir programında Bülent Ersoy vardı ve orda İnci Yaman hocamızın oğlu Udi Gürcan Yaman’ı sahneye davet etti ve ona taksim yaptırdı. Programda  İnci Yaman’dan övgüyle bahsedilmesi merakımı arttırdı ve araştırıp  korosunu bularak hemen mesaj attım. Çalışmalara da yeni başlıyorlarmış o süreçte, hemen dahil oldum.

Korolara başlarken bir beklentin var mıydı?

Asla bir beklentim olmadı, olmamalı da. Korolar Türk Müziğine gönül vermiş insanların orada eserleri icra etmeye çalışarak güzel zaman geçirmesi için var. Atmosferini paylaşmak da güzeldi. Onun bana verdiği sorumluluklar ve desteği ile kendimi geliştirdim.

İLK YARIŞMANIN 1.Sİ OLDUM

Alaturka Ses Yarışması’nda da 1.oldun nasıl katıldın yarışmaya?

Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği ve Radyo Alaturka’nın da bu işin içinde olması beni cezbetti ve yine Sevgili İnci Yaman’a danışarak yarışmaya dahil oldum, çünkü yıllarını bu işe vermiş bir hoca benim yanı başımdaydı. Yarışmada ilk kez düzenleniyordu. İlk yarışmanın 1.si oldum.

Hangi şarkıyı seslendirdiniz?

Leyla Acep Neden Ses Vermiyor Feryadıma. Tabii şarkı seçiminde de sevgili hocam yardım etti ve şarkıya çalışma sürecinde de hem Bircan hem de Gürcan Yaman hep yanımdaydı. Jüride  Amir Ateş, Zekai Tunca, Çiğdem Yarkın ve Yaşar Özay gibi değerli isimler vardı.

Söz verilen albüm halen yapılmadı, belli bir tarih verilmiş miydi?

Hayır belli bir tarih verilmemişti. Ama 2. yarışma bile sonuçlandı. Çok heyecanlı olduğum için aradım sordum ve albümle ilgilenen firmayla da görüştük. Yapılmayacak denilmedi, şarkılar sunuldu bana da. Ama sunulan şarkılar benim içime sinmedi. Hepsi de çok güzel şarkılardı fakat benim sesim tenör olduğu için sesime giden ve söylemekten mutluluk duyduğum şarkıları okumak isterim.  Üstelik böyle bir fırsat bir daha elime geçmeyebilir. En iyisi olsun isterim, tabii ki onlar da en güzelini yapmak arzusundalar. Telif hakkı problemi de var tabii, ama bunları aşabiliriz ve ses rengime de gidecek şarkıları okursam çok güzel şeyler olacağını düşünüyorum.

Türk Sanat Müziği Sanatçıları’ndan size destek olan ve fikirlerini alıp mutlu olduğunuz sanatçılar var mı ?

Ahmet Özhan 2.yarışmada jüri üyesiydi. Bende oraya solist olarak katıldım. Amir Ateş ve Ahmet Özhan beni dinlerken öyle güzel dinliyorlardı ki bende tabii heyecanlandım ve daha iyi okumaya gayret ettim. Bana çok güzel geri dönüşler yaptılar ve sözleriyle onore ettiler. Bülent Ersoy’un yeni başlayan programında da vokalistlik yaptım ve bunlar benim için artı oldular.

HİÇBİR ZAMAN ‘OLDUM’ DEMEMEK GEREKİYOR

Konservatuar okumamanın eksikliğini hissettin mi ya da sana bunun eksikliğini hissettirenler oldu mu ?

Halen düşünürüm okusam ne kadar güzel olur diye. Ben bir şeylere başladım artık okul olmasın diye bir düşüncem asla olmadı. Açıkçası eksikliğini çok yaşamadım belki de bu alandaki yeteneklerimi sürekli kullanmaya gayret ettiğimden dolayıdır. Zaten uzun zamandır gittiğim kurslarla da kendimi geliştirdim.  Konservatuar okuyan insanlar da koro çalışmalarına katılıyor zaten. Ben şunu çok iyi biliyorum ki hiçbir zaman ‘oldum’ dememek gerekiyor. Oldum dediğiniz an da bir şeyler bitiyor zaten ve kendinizle ilgili geliştirmeniz gereken şeyleri de sonlandırmaya başlıyorsunuz. İş artık ego tatminine gidiyor, maalesef böyle insanlarla da çok karşılaştım, ben başarılıyım demiyorum ama takdir ediliyorum ve buna rağmen saygı göremediğim insanlar da var. Okumuş insanlardan destek görememek beni çok üzdü. Alaturka yarışmasına okullu olmadığım halde katılıp kazanmak belki de bazı insanlarca hoş karşılanmadı hak etmediğimi düşündüler, eleştiriler olacak tabii. Ama okul bazı insanların önüne ego olarak çıktı. Sizi dinleyenler sizin iyi niyetinizi anlıyorlar ve ben bu yarışmayla şansımı denedim, seslendirdim ve beğenildi. Ayrıca okullu olacaksın şartı olamadığı için katıldım. Kimseye kırgın değilim ben şarkıları gönülden okuyorum. Herkesin duyduğu kadar.

Etiler Nihavend’de sahne almaya başladınız, nasıl geçiyor?

Sahne de Türk Müziği söylemek benim için önemli. Sırf beni dinlemek için oraya gelen dostlarım arkadaşlarım var. İlk kez dinleyip sonra yeniden gelen insanlar var. Bu durumlar beni çok mutlu ediyor. Bertan Üsküdarlı hocamın katkılarıyla zaten daha önce de bir sahne deneyimim olmuştu. Buraya da  Ümit Yanç hanım sayesinde dahil oldum. İnsanlar sonuçta şarkılar dinleyip eğlenmek için geliyor ve beğendiklerinde de eleştirdiklerinde de ben samimiyetlerine inanıyorum.

Müzik adına planlarınız nasıl, gelecek günler de neler planlıyorsunuz?

Projeler kafamda yeni yeni oluşuyor.  Önceden kendime moral vermeye çalışıyordum, çok sevdiğim için kırılmamak adına olursa olur diyordum ama güzel gelişmeler yaşadıkça geleceğe dair umutlarım da arttı. Hayaldi gerçek oldu. İnsanların beklentilerine yönelik olmak da benim için önemli. Bir hayalim var tabii o da bir orkestrayla halka açık bir konser vermek. Yani daha fazla insana şarkılarımızı seslendirmek ve bu enerjimi mutlu olduğum işe kullanmak çok güzel olur.

Annenizi de sormak istiyorum, sizin için önemli olduğunu biliyoruz  onun desteği neler hissettiriyor?

Annem beni dinlediği zaman duygularım bambaşka oluyor. Annelerin duyguları çocuklarla aynıdır. 4 kardeşiz, babam rahmetli olduktan sonra 6 yıldır biz bize mutlu olmaya çalışıyoruz. Annem de merak içerisinde, yeni gelişmeler oldukça o benden çok heyecanlanıyor. Kırılmamı istemiyor, bu işi çok severek yaptığımı biliyor ve hayal kırıklığına uğramamdan korkuyor. Onun hayır duaları da çok önemli benim için, duasını almadan bir yere gitmem. Sahnede onunla göz göze gelmemeye çalışıyorum; çünkü çok duygusal ve hemen ağlamaya başlıyor. Buruklukta hissediyor çünkü daha önce destek olsaydık da daha farklı yerlerde olsaydın diyor. Nasip kısmet meselesi tabii başlangıçlar bu şekilde olacakmış.

Önceki İçerikMASKELER
Sonraki İçerikBÜT DERGİSİ 1 YAŞINDA…
25 Eylül 1989 da Ankara da doğdu. Kalaba Lisesi’ni bitirdi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde Gazetecilik okuyor. Şiirleri ve röportajları farklı yerlerde yayınlandı. Büt Dergisi’nde röportajları yayınlanmaktadır.
TEILEN

1 YORUM

  1. Tanımaktan gurur duyduğum, sıcacık, tertemiz bir yüreği olan, paşam diye hitap ettiğim, sesi de, ruhu da güzel olan Raci kardeşim. Sen şarkı söylerken seni dinlemek bir başka güzel, hele koroda yan yana gelmişsek o güzel ve güçlü sesine ulaşamasam da verdiğin coşkuyla birlikte şarkılar söylemek bambaşka güzel. Başarılarıın devamını diliyorum.Sevgilerimle.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here