TARİHİN SİLEMEDİĞİ ROMAN ÇİÇEKÇİLERİ

0
315
views
TARİHİN SİLEMEDİĞİ ROMAN ÇİÇEKÇİLERİ - Büt Dergisi

Çiçekçilik çok uzun yılların bir geleneğidir. İnsanlar sevdiklerini mutlu etmek için; hasta ziyareti, kutlama, tebrik vs. amaçlı çiçek alır birbirlerine hediye ederler. Bu yıllardır süre gelen bir alışkanlıktır.

Bu ay İstanbul Taksim’in yerleşik olarak çiçek satan Roman çiçekçilerinden bahsedeceğim. Çoğu İstanbullunun bildiği hatta filmlere, dizilere konu olan çiçekçiler. Taksim’in ana meydanında yan yana dizilmiş dokuz dükkân. Aslında pek de dükkân denemez daha doğrusu camı çerçevesi kapısı olmayan dükkân demek daha mantıklı. Ama böyle dedim diye hafife de almayın sakın. Hepsi ip gibi dizilmiş temiz, tertipli ve düzenli. Durun dahası da var hepsinin muhasebecisi var. Düzenli olarak vergilerini ödüyorlar. Muhasebecileri tarafından gelir gider defterleri tutuluyor.

Bilenler anımsayacaktır bu çiçekçiler önceden burada değildi. Unkapanı’na giden yönde sol taraftaydılar. Burası onların yeni yerleri. Daha da eskiye gidersek eğer onlar İstanbul’un her yerindeydi. Sonraları yerleşik olarak çiçek satmaya başladılar. 15-20 sene öncesine kadar İstanbul’un hemen hemen her yerinde ellerinde, sırtlarında sepetler, sepetlerde rengarenk çiçeklerle sokakları gezer çiçek satarlardı. Sepet çiçekçiliği romanlarda köklü bir gelenektir.

Şu an bulundukları yer ise Taksim’in orta yeri diyebiliriz. Meydandaki anıtın hemen oradalar. Görmemek elde değil. Yan yana dizilmiş dokuz süslü mekan. Hepsinden mis kokular yükseliyor. Gidip biraz onları gözlemlediğinizde çiçeklere ne kadar çok değer verdiklerini anlayacaksınız. Adeta çocuklarıymış gibi ilgileniyorlar çiçeklerle. Çiçekçi dükkanları her gün 02.00’a kadar açık. Bazen 24 saat açık kaldıkları oluyormuş.

Çiçekçilik Aile Geleneği

Çiçekçi dükkanı sahiplerinden biri olan Osman Ağabey ile biraz sohbet ettik. Bize çiçek sevgilerini, yaptıkları işi, koşullarını anlattı. Şuan Osman Ağabey bu işi yapan üçüncü kuşakmış. Çiçekçilik onlarda bir aile geleneği diyebiliriz. Zaten onun da dediğine göre çiçeklik yapanların hepsi geçmişten günümüze bu işi devam ettirmişler. Biraz Osman Ağabeyden dinleyelim çiçekçilik dünyasını:

“Ben 47 yaşındayım. Kendimi bildim bileli çiçeklerin içindeyim. Benden önce ailem bu işi yapıyordu şimdi ben yapıyorum. Buradaki herkes tanıdık, kimimiz akrabayız kimimiz eş dost. Bizler bir hafta içinde bir, iki, üç kez mezada gidip çiçek alıyoruz. Çiçekler açık arttırma yöntemiyle satılıyor. Eskiden belli işaretler ile çiçekleri satın alırdık, şimdi ise bilgisayar üzerinden satış işlemleri gerçekleştiriliyor. Herkesin bir numarası var ve herkes o numara üzerinden işlem yapıyor. Biz Taksim’in roman çiçekçileri olarak biliniyoruz. Ama Taksim dışında yerleşik olarak Yeşilköy, Nişantaşı, Bakırköy, Şişli vs. çoğu yerde bu işi yapan var. Yerleşik satışa geçmeden önce ellerde, sırtlarda sepetler ile sokak sokak mahalle mahalle çiçek satılırdı. Polisler, zabıtalar kovalardı kaçardı insanlar. Yasaktı o zamanlar. Ama şimdi yerleşik satışa geçtik, vergimizi veriyoruz rahatız.

Bu işi hepimiz zevkle, canla başla yapıyoruz. Ve çiçek bir tutkudur. Bizim haftada üç kez çiçek alan müşterilerimiz var. Çiçek ayrı bir dünyadır. Genelde çiçek almaya gelen müşterilerimiz ne alacağını bilemiyor bizden yardım istiyor. Ama dediğim gibi çiçeğin dünyasını bilip onun tutkunu olanlarda var.”

“Gün gelir ayı besler, ay gelir günü besler.”

Çiçekçiler mezattan satın aldıkları fiyatlara göre sattıkları çiçeklerin fiyatlarını belirliyorlar. Ama şunu da söylemeden geçmeyelim fiyatlarda pazarlık payı da var. Çiçekten ne kadar para kazanılır? Getirisi ne kadardır? diye merak ettim. Osman Ağabey bu soruma şu cevabı verdi: “Gün gelir ayı besler, ay gelir günü besler” dedi. Yani ne zaman ne kadar para kazanılacağı belli olmaz bu işte. Ama bilinen bir gerçek var ki özel günlerde çiçek satışları oldukça fazla oluyor. Ama burada bulunan çiçekçilerin hepsi durumlarından memnun gözüküyorlar. Hepsi kazançlarından azda olsa çokta olsa memnunlar. Hepsi bütün çiçekleri çok sevdiklerini dile getiriyorlar. Ama birde satıcı olarak işe baktıklarında hangi çiçek daha çok satıyorsa, kazanç getiriyorsa onu biraz daha fazla sevdiklerini de söylemekten çekinmiyorlar.

Onların tezgahlarında kötü çiçek bulamazsınız. Böylede bir durum söz konusu. Gerçekten çiçeklere çok özen gösteriyorlar. İyi ile kötüyü ayırıyorlar. İyiler tezgahta kalıyor, kötüler solmuş olanlar ise çöpe atılıyor.

Taksim’deki çiçekçilerin her şeyi elbette hep günlük gülistanlık değil. Bilindiği üzere eylemlerin her zaman ortak noktası oldu Taksim. Bu zamana kadar çok çiçekleri heba olmuş. Olaylar sırasında gerek bilerek ya da bilmeyerek insanlar tarafından, gerekse atılan biber gazlarından dolayı solmuş gitmiş çiçekler.

Taksim’in roman çiçekçileri şu an bulundukları yere kira ödemiyorlar. Aydınlatma için elektrik parası da vermiyorlarmış. Belediye ile aralarında böyle bir anlaşma yapılmış. Zaten hepsi aralık ayından sonra ya da yeni yıldan sonra farklı bir yere taşınacaklar. Büyük Şehir Belediyesi tarafından onlara yeni bir yer tahsis edilecekmiş ve dükkan tarzında olacakmış.

Son olarak orada bulunan çiçeklerinin ortak düşüncesi olan şu cümleleri aktarmak istiyorum sizlere. “ Bu o kadar güzel bir iş ki dünyaya bir daha gelsem bir daha çiçekçilik yaparım. Çiçekler bizim kıymetlilerimiz. Alıcı bunu göremez fark edemez ama çiçeklerin dili vardır. Onlarla konuşur, ilgilenirseniz, daha güzelleşir onlar. Ama bakmazsanız kıymet vermezseniz solar, çürürler.”

Önceki İçerikThis is how much India’s Prime Minister Narendra Modi is worth
Sonraki İçerikYOKUŞUN E(K)MEKÇİLERİ HAMALLAR
emreceylan_91@hotmail.com'

1991 İstanbul doğumlu. Orta öğrenimini Gazeteciler Cemiyeti İlköğretim okulunda tamamladıktan sonra lise eğitimini Sefaköy Lisesi’nde bitirdi. Üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okudu. Marmara İletişim Haber Ajansı’nda (MİHA) 1 buçuk yıl muhabirlik yaptı. Yazdığı yazılar ve yaptığı haberler birçok değişik haber sitesinde yayınlandı.

Büt Dergisi’nde yazı işleri sorumlusu ve dergide “Yaşamın İçinden” bölümünün yazarı.

TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here