SAİD PAŞA VE KARYOLA KOMEDİSİ

0
105
views
Said Paşa ve Karyola Komedisi - Büt Dergisi

Anlatacağım bu gülünç ve bir o kadarda düşündürücü olayın kahramanları, Sultan Abdülhamid devrinde Sadaret’te görev yapan Tahsin ve Said Paşalardır.

Efe POLAT / efecanpolat@windowslive.com

Tahsin Paşa anılarında bu olayı şöyle anlatır: Başkitabet’e tayinimi müteakip Nişantaşı’nda Hayreddin Paşa Konağı ikametime tahsis edilmişti. Saraydaki vazifem gereği gece geç saatlerde eve dönerdim. Evime gitmek üzere Said Paşa’nın konağının önünden geçerken sürekli bir mum aydınlığının odaları dolaştığını görürdüm. Her gece bu şekilde odaları kim dolaşırdı? Bu beni meraklandırmıştı. Nihayet bu merakımı gidermek için bir gece bir tezkere yazarak yaverime bunu Said Paşa’ya vermesini tembih ettim. Yaver Bey tezkereyi bizzat Paşa’nın eline verdiğini ve daha uyumamış olduğunu söyledi. Ertesi sabah tezkerenin gidip gitmediğini soran Sultan Abdülhamid’e Yaver Bey’den aldığım malumatı ve buna ek olarak da geceleri Said Paşa’nın konağının önünden geçerken içeride bir mum aydınlığının odaları dolaşmakta olduğunu gördüğümü ilave ettim.

Sultan Abdülhamid gülümseyerek :

–        Paşa’nın adetidir, geç vakte kadar elinde bir mumla odaları dolaşır, hatta bazı geceler karyolanın üstünde değil altında yatar , dedi.

Geceleri mumla odaları dolaşmasının, bazı geceler karyolanın üstünde değil altında yatmasının nedeninin evham olduğu aşikardır. Özellikle Sultan Abdülhamid dönemimdeki hafiye teşkilatını, istihbarat ağını ve jurnalcileri düşündükten sonra dönemin idarecilerinin bu gibi komik ve bir o kadar da düşündürücü durumlara düşmelerini normal olduğunu kabul etmek gerekir.

SULTAN VE BRONŞ

Yazının ikinci bölümünde yine aynı dönemde (Sultan Abdülhamid döneminde) yaşanan ve bugün okunduğu zaman hayretle karşılanan, gülümseten ve bir liderin farklı bir yönünü daha tanımamızı sağlayan bir olaya yer vereceğim.

Bilindiği gibi Sultan Abdülhamid Osmanlı Devleti’ni ayakta tutmak için çeşitli yollara başvurmuştur. Bugün bile bu yollar tartışılmakta ve tarih okuyan (tarih okuyan derken tarih hakkında kitaplar karıştıran ve kafa yoran ) herkes kendince uygulanan yöntemleri değerlendirmektedir. Fakat biz bu siyasi ve ideolojik değerlendirmenin ötesine geçelim ve bir insan olarak Sultanın bilinmeyenlerini, zevklerini, gündelik hayatını inceleyelim. Gazete ve dergilerde Bunları biliyor muydunuz? adlı bir bölüm olur genelde, bende sizlere Sultan Abdülhamid hakkında çok kısa bir bunları biliyor muydunuz? bölümü yazıp, asıl hikayemize geçeceğim.

-Mesela Sultan halı modellerini kendisi tertip ederdi.

-Yaralı Gazilere kendi yaptığı bastonları hediye ederdi.

-Hafif yemekleri tercih ederdi.

-Kendi dişini kendisi çekerdi.

-Tek iptilası kahve ve tütündü.

-Saçını berbere kestirir fakat sakalının yanlış kesilme ihtimaline karşın kendi düzeltirdi.

-Tarihe meraklıydı.

-Tiyatroyu severdi.

Eminim bir kısmını tahmin etseniz de bunları bilmiyordunuz. Şimdi yukarıda sözünü ettiğim ve Sultanın farklı bir yönünü göreceğimiz olayı size nakledeceğim.

Bir gün Sadaret makamında bulunan bir zatın hareminden Sultan Abdülhamid’e iletilmek üzere bir zarf gönderilmiştir. Bu zarf Tahsin Paşa tarafından doğrudan Sultan’a takdim edilmiştir. Bir müddet sonra Sultan, Tahsin Paşayı huzuruna çağırmış ve zarfı açıp içinden çıkan arizayı Tahsin Paşaya okutmuştur. Sadrazam Paşanın hareminden gelen arizada bir kuyumcu dükkanında gayet güzel bir bronş olduğu fakat kuyumcu çok para istediği için bronşu alamadığı yazılıydı. Tahsin Paşa böyle bir isteğe aracı olduğu için sıkılmıştı. Sultan Abdülhamid onun sıkıntısını anladı ve gülümseyerek:

–        Ben böyle müracaatlardan memnun olurum. Söylediğiniz o bronşun fiyatı her ne ise bedelini çantadan verdirip bronşu alınız ve Sadrazam Paşa’nın haremine gönderiniz demiştir.

Evet tiyatroyu seven ve bazen tiyatrolarda dahi diplomatik görüşmeler yapıp, devlet işleriyle ilgilenen ve sürekli evhamlı, baskıcı bir mizacı olduğu söylenen Sultan’ın bu hareketi ile aslında ne kadar cömert ve insana değer veren bir kişiliğini olduğunu görmekteyiz.

 

“KAYNAK : SULTAN ABDÜLHAMİD, TAHSİN PAŞANIN YILDIZ HATIRALARI, BOĞAZİÇİ YAYINLARI.”

Önceki İçerikHOMO HOMUNİ LUPUS!*
Sonraki İçerikYENİ EĞLENCE ANLAYIŞI: LATİN GECELERİ

Büt Dergisi Aylık Onlin Kültür-Sanat Dergisi.

Spor, Tarih, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Genel Kültür ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir dergi…

haber ve önerilerinizi info@butdergisi.com adresine yollayabilirsiniz.

TEILEN