RÜYASININ PEŞİNDEN GİDEN BİR SİMYACI

0
230
views
Simyacı Kitab Özeti - Büt Dergisi

Hayat denen serüvende bazen bizlere eşlik eden bir şeyleri var etmişizdir… Bunların bir kısmı bizi görsel olarak etkilerken bir kısmı da ruhumuza dokunan ve hayal gücümüzü kullanmamızı sağlayan donelerden oluşur. Kimimiz izlediği bir filmde içine akıttığı gözyaşlarını dışa vururken bir diğerimiz dinlediği müzikle bambaşka bir dünyanın parçası olabilir. Ama hayatında en az bir kere herkese olan bir şey vardır, bir kitabın büyülü sayfalarında kaybolmak…

Hayatımda okuduğum en güzel kitap, 1988 yılında eski bir söz yazarı olan Paulo Coelho tarafından satırlarla hayat buldurulan Simyacı’dır..

Pulo Coelho’nun 3.kitabı olan Simyacı, günümüzde fenomen kabul edilen son derece özel ve ayrıcalıklı bir kitaptır. Herkesin içinde kendinden bir şeyler bulabileceği bu eşsiz edebiyat şöleninde hayatınızın anlamını ve kişisel menkıbenizi sorgularken aslında tanıdık birine, hayatın zor ve çetin dalgalarından korkup yüreğinizde kumdan bir kuleye saklanan çocukluğunuza rastlayabilirsiniz… O kulede, bu kitabın satırlarını okurken çölden esen kum fırtınalarının tanelerini ellerinizin üstünde parlarken bile bulabilirsiniz…

Sizi kısa bir süreliğine de olsa bu dünyadan alıp içindeki zamana sürükleyecek bu kitabın konusuna gelince; babasının ona emanet ettiği koyunları güden genç Santiago ara sıra uyukladığı bir kilisede hep aynı rüyayı görmektedir. Rüyasında Mısır Piramitlerinin dibinde bir hazine onu çağırmaktadır. Genç kahramanımız gördüğü bu rüyaların üzerine, evinden çok çok uzaklarda bulunan bu yere gitmek ve hazinesini bulmak için başından büyük bir maceraya atılmaya karar verir. Yolculuğu boyunca çeşitli maceralar yaşayan genç Santiago sonunda aradığı hazineyi bulabilecek midir? Başına ne gelirse gelsin amacından vazgeçmeyen bu genç aslında pek çoklarına örnek olacak biridir. Ayrıca bu yolculukta onu bulacak tek şey bir hazine değildir. Aslında mutlu olmak için sadece bakmakla görmek arasındaki farkı anlaması gerekmektedir. Santiago rüyasında gördüğü hazine için çıktığı yolda birkaç dost edinecek, hırsızlardan ölesiye dayak yiyecek, çölü dinlemeyi öğrenecek ve aşk denen duyguyu tüm benliğinde hissedecektir…

Santiago yolculuğunun başında geldiği bir kasabada karşılaştığı ve kendisini Salem Kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Santiago’yu sarayına davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutmasını ve sarayını gezmesini ister. Bu testin amacı “Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan”dır. Santiago böylece her şeyin anlam kazandığı bir yaşamı sürdürecek ve istediklerine sahip olabilecektir…

Bizlerde kahramanımızla birlikte hayatın gizemine küçük bir göz atacak belki yer yer ona kızacak ya da onunla gurur duyacağız. Ama bir gerçek var ki herkes bu kitabın en az 1 yerinde Santiago ile bütünleşecek ve bu büyülü yolculuğun bir parçası olacak. Kim bilir belki de kendi kişisel menkıbesini bularak daha anlamlı bir hayat yaşamaya başlayacaktır…

Önceki İçerikABDİ’Yİ VURDULAR…
Sonraki İçerikBÜT DERGİSİ’NİN 2.SAYISI ÇIKTI
muugegul@gmail.com'
1982 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğretimini tamamladıktan sonra iş hayatına atıldı. İletişim sektöründe uzun süre çalıştı. İlkokuldan beri denemeler yazmıştır. Korku sineması ve edebiyatına özel bir ilgisi bulunmaktadır. Büt Dergisi’nde Sinema ve Mitoloji bölümlerinde yazarlık yapmaktadır.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here