ÖLÜME ÇAĞIRAN BÜYÜLÜ ŞARKILAR: SİRENLER

0
550
views
ÖLÜME ÇAĞIRAN BÜYÜLÜ ŞARKILAR: SİRENLER - Büt Dergisi

Odysseus savaşçı arkadaşlarıyla birlikte Siren kayalıklarına yaklaşırken Tanrıça Kirke altın tahtından seslenir;

       “Kim yaklaşırsa bilmeden ve dinlerse sirenleri, yandı,
       bir daha evinde onu ne karısı karşılar ne çocukları.
       Durma orada yürü, arkadaşlarının da tıka kulaklarını,
       Tatlı balmumuyla tıka ki, sirenlerin sesini duymasınlar.
       İstersen dinle sen, ama bağlasınlar ayakta seni,
       Hızlı geminin içinde iplerle bağlasınlar orta direğe,
       Ondan sonra dinle sirenleri doya doya.
       Ama dostlarına yalvarır da, dersen ki iplerimi çözün,
       Bağlasınlar onlar senin bağlarını bir kat daha sıkı”

Odysseus Tanrıça Kirke’nin sözünü dinledi ve sirenlerin yaşadığı kayalıklara yaklaşırken arkadaşlarının kulaklarını balmumu ile tıkadı.  Adamları da onu direğe sımsıkı bağladı. Çok geçmeden Odysseus sirenlerin o büyüleyici  seslerini duydu.

       “Gel buraya dillere destan Odysseus, Akhalıların şanı şerefi,
       durdur gemini de duy bizim sesimizi.
       Hiç bir gemi buradan geçemedi,
       durup dinlemeden tatlı ezgilerimizi.’’

İçinde alıkonulmaz bir istek duydu o tatlı  seslerin geldiği kayalıklara doğru gitmek için. Ancak adamlarının kulakları balmumu ile tıkalı olduğundan onun çözün çağrısını duymadılar. Böylece ölümün buz gibi kollarından sıyrıldılar. Hemoros’un en ünlü destanlarından biri olan ‘’Odysseia’’da değinilen bu kuş gövdeli kadın başlı efsanevi yaratıkların sayısı konusunda tam bir anlaşmaya varılamamış  olsa da 2 ile 5 arası olduğu kabul edilir. Ülkemizin İzmir Foça  kıyılarındaki siren kayalıkları da bu mitin bir parçasıdır. Genel olarak hikaye aynıdır. Gemiciler  rotalarında tam gaz ilerlerken, gecenin şafağa kavuşmasından hemen önce büyüleyici seslerden oluşan gizemli bir korodan onları sarhoş eden bir şarkı duyarlar. O kadar karşı koyulmaz bir  durumdur ki bu, gemiciler hiç düşünmeden sesin geldiği yöne doğru ilerler. Ancak çok geçmeden sarp kayalıklardan oluşan korkunç bir ölüm tuzağına çekildiklerini fark ederler. Artık çok geçtir. Gece kadife örtüsünü kaldırıp kardeşi gündüzü kucaklarken  Sirenler oldukça çabuk bir şekilde gemicilerin azgın sular tarafından kayalıklara vuran cesetlerini yer ve başka bir gemiyi beklemeye başlarlar. Sık sık deniz kızları ile karıştırılan sirenler aslında onlardan oldukça farklıdır. Tasvirlerde çok güzel oldukları kabul edilir. Ölüm kokulu bu dilberler belki de azgın dalgalar karşısında sayısız zafer kazanan nice kaptanları gemileri ile yok etmiş ve sonsuza dek Poseidon’un krallığında karanlığa mahkum etmiştir.

Denizde kadın uğursuzdur gibi anlamsız bir inanış vardır. İngilizlerden gelen bir batıl inanç olan bir mite göre kadın gemide uğursuzdur. Hava kötüleşebilir, gemideki tayfalar  kadına duydukları içgüdüsel duygular sebebi ile işlerini tam yapamayabilir. Kaptan belki de düzgün karar veremeyebilir gibi bir dizi olasılık sebebi ile bu inanış oldukça yer etse de, yine aynı zamanda çıplak kadının denizi utandırdığı, bu narin ve zarif varlığı ürkütmemek için dalgalarını dizginlediğine de inanılır. Pek çok gemiye kadın adı verilmesi sebeplerinden biride budur. Ayrıca geminin “Civadra”sına (geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılan direk) yerleştirilen kadın figürleri de bu inanış yüzünden kullanılır.

Şüphesiz bu uğursuzlukla ilgili mitlerin oluşmasında son derece acımasız birer katil olan Sirenlerin de payı vardır. Bundan binlerce yıl öncesinde denizlerde korku saçan bu kadınlar hala günümüzde merak uyandıran masalsı bir dünyanın belki de en gizemli parçalarından biri olmaya devam etmektedir. Kim bilir belki hala bir yerlerde Sirenler ölüme çağıran şarkılarını söylemeye devam ederken, ufuktaki gemilerin gelmesi için büyük bir iştahla dua etmektedirler.

Önceki İçerikTARİHSELİN İÇİNDEKİ EVRENSEL: “KÖSEM SULTAN”
Sonraki İçerikKESTANE KEBAAAAAP
muugegul@gmail.com'
1982 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğretimini tamamladıktan sonra iş hayatına atıldı. İletişim sektöründe uzun süre çalıştı. İlkokuldan beri denemeler yazmıştır. Korku sineması ve edebiyatına özel bir ilgisi bulunmaktadır. Büt Dergisi’nde Sinema ve Mitoloji bölümlerinde yazarlık yapmaktadır.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here