Ne hayal ettiğine çok dikkat et gerçek olabilir!

0
678
views

Bu sözler önceleri çok sevdiğim ve inanmadığım sözlerdendi ama bundan birkaç ay öncesine kadar. Evet herkesin olduğu gibi benim de hayallerim vardı mesela yurt dışında master eğitimi almak gibi. Bir arkadaşım telefon açmıştı bundan aylar önce, hadi yurt dışı eğitim fuarı var Taksim’de orada buluşalım diye. Ben de onu kırmadım ve davetine icabet ettim. Bu fuarda edindiğim bilgiler sonrasında yurt dışında eğitimin aslında hayal olmadığını öğrendim.

“İngilizceyi öğrensem de o benim hayatımın bir parçası haline gelmeyecekti bu yüzden de hep ikilimler yaşıyordum sonra dedim ki Türkiye’de olmasaydım bu dili zaten mecburen öğrenecektim (haklıymışım )”

Her zaman benim en büyük korkum İngilizce bilmiyor olmamdı. Bu galiba sadece benim değil çok büyük bir kitlenin problemi. Hatta bu eksiklik çok defa kalbimin kırılmasına da neden olmuştu ne aptallık ama insan böyle bir şey yüzünden nasıl üzülebilir ki işte. ( Kaldığım yerden devam ediyorum yine )
Evet İngilizce bilmiyorum ama öğrenemiyorum da çünkü beni Türkiye’de motive edebilen ne kimse var ne de iş… İngilizce kursları neredeyse hobi kursları gibiydi benim için, bir şey eksikti ama ne!
Neyse ki buldum … Öncelikle gerçekten öğrenebileceğime inanmıyordum ve İngilizceyi öğrensem de o benim hayatımın bir parçası haline gelmeyecekti bu yüzden de hep ikilimler yaşıyordum sonra dedim ki Türkiye’de olmasaydım bu dili zaten mecburen öğrenecektim (haklıymışım ).

Benim de ilk adımım başka bir ülkede eğitim almaya karar vermek oldu zaten. Eğitim seminerinden sonra günlerim ve gecelerim yurtdışında okul aramakla geçti belki çok ilginçti ama yurtdışında okul ararken bile İngilizce öğrenmeye başlamıştım aslında, her yeni kelimenin anlamını öğrenmeye cümleleri akılda tutmaya başladım çünkü artık bu dil kendi ülkemdeyken bile hayati önem kazanmaya başlamıştı.

Evet İngilizce bilmeden nasıl eğitim alabilecektim, bunu nasıl aşacaktım? Bu sorunun cevabı çok basitti sizler içinde programlar var tek şartı da o okulun hazırlık sınıfında belirli sürelerde dil eğitimi almanız! Ben kararımı verdikten sonra aile desteği ile birlikte başvurularımı yaptım ve aldığım kabulle birlikte yıllarca hayalini kurduğum bir eylemi hayata geçirmiş oldum.

İnsanın hayallerine kavuştuğunu görmesi, yaşadığı mutluluk tarif edilemez. Çünkü kendi ülkenizi ne kadar da sevseniz ne kadar da mükemmel bir yaşamınız olsa da inanın başka hayatlar başka insanlarda var. Bunları bizzat tanımakla uzaktan bilmek arasında dağlar kadar fark var. Çünkü yüzlerce deneyimle beraber çok sayıda değişik duyguyu da tatmış oluyorsunuz bu sayede.

Şimdi artık benim için ilk ve ilginç olan çok sayıda deneyimi anlatacağım sizler için. Mesela ben hayatımda hiç hostelde kalmamıştım. Kaldığım hostelde neredeyse dünyanın her yerinden gelmiş çok sayıda öğrenci vardı. Bizler birbirine merhaba demeyen bir millet olduğumuz için kaldığım yerdeki herkesin benimle tanışmak istemesi çok tuhaf gelmişti başta. İnsanların çok akıcı İngilizce konuşuyor olması aynı zamanda şaşkınlık da yaratıyor başlarda.

Konaklayacağınız yeri iyi seçmek zorundaymışsınız ben bunu zorlu tecrübelerle öğrenmiş oldum. Altı farklı yerde kalarak bu konunun ne kadar önemli olduğunu hatta bir zulme dönüştüğünü gördüm. Eğer bir öğrenciyseniz ülkenizin dışında kendinizi garanti altında hissetmelisiniz. İşte bu yüzden bir sözleşme karşılığında bir oda ya da ev tutmak zorundasınız çünkü farklı bir ülkede konaklamak ve yer aramak ciddi sıkıntılar doğuruyor. Aynı ülkeden olduğunuz insanlara da en az yabancılar kadar dikkatle yaklaşmalısınız yoksa insan denen yaratık size her seferde kazık atmaya çalışacaktır. Bunu bizzat gördüm ne yazık ki…
Ben her seferinde birçok şey için internetten faydalandım. Çok sayıda ev ya da oda bulabileceğiniz internet sitesi mevcut. Bu da siz başkalarına mahkûm etmekten kurtarıyor. Çok seçici olmak ve iyi hesaplar yapmak zorundasınız yoksa yaptığınız yanlışlar size zaman ve para kaybı olarak geri dönüyor. Belki dışarıdan bakıldığında sizin hayatınız onlara çok eğlenceli gelebilir hatta eşiniz dostunuz kıskançlık krizlerine de girebilir ama işler hiç de öyle yürümüyor. Aldığınız sorumluluklar, çözdüğünüz problemler sizi hem yoruyor hem de geliştiriyor ve o saatten sonra sizi mutlu eden şey çözebildiğiniz sorunlar oluyor.
Vay be! Ben bunu da halledebildim bu sorunu da çözdüm diye mutlu oluyorsunuz ne ilginç değil mi?

Ve İngilizceniz…
Beni en mutlu eden diğer şey de İngilizcemin geliştiğini görmek oldu. Çünkü mecburdum yemek yemek gibi giyinmek gibi gerekliydi konuşabilmek bu yüzden bir lüks olmaktan ziyade ihtiyaç haline geldi benim için. Başlarda kendimi çok aptal hissederken daha sonra sohbet etmeye başladım arkadaşlarımla. Hatta espriler yapıp onları güldürebilen bir insan oldum zamanla. ‘İşte zamanla’ her şeyin başının aslında ‘zaman’ olduğunu gördüm strese girmektense zamana bırakmak lazım birçok sorunun çözümünü … Şu an elinden bir şey gelmiyor olabilir ama zaman sana mutlaka çok iyi çözümler sunacaktır.

İşte benim hayallerime giden yol böyle başladı. Neredeyse altı aydır yurtdışında yaşıyorum mutlu muyum sorusuna aldığım cevap her seferinde evet oluyor. Çok mutluyum. Her seferinde bana bu olanakları sunan insanlara teşekkür ediyorum tüm kalbimle… Teşekkür etmek, yardım etmek, gülümsemek, elindekini paylaşmak insanı gerçek insan yapan kutsal davranışlar artık benim için. O yüzden bu yazımız yola çıkmak hareket etmek isteyen herkes için. Kesinlikle pişman olmayacaksınız, tereddüt ediyorsanız tek olmadığınızı sizin gibi duyan düşünen yüzlerce insan olduğunu hatırlayın. Yalnız değiliz!

Dil mi bilmiyorsun korkma öğrenebilirsin, daha çok çalışırsın belki daha çok yorulursun ama sonunda öğreneceksin ve yaşayacağın o mutluluğun paha biçilemez olduğunu göreceksin. Son olarak eklemek istediğim ise şu ben Budapeşte’de okuyorum ve her hangi bir konuda yardım almak ve soru sormak istiyorsanız dergimize sorularınızı gönderebilirsiniz. Mutlaka yardım etmek isteriz …

Sevgiyle kal sevgili okur ve acele et!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here