KIZIL KRALİÇE LİLİTH

0
731
views
KIZIL KRALİÇE LİLİTH - Büt Dergisi

Dünyaya gelen her insan, ilk insanın yaratılmasından itibaren başlayan ve kıyamete dek sürecek olan kin ve nefretle dolu bir savaşa “merhaba” diyor. İyinin ve kötünün ezeli rekabetinde iyilerin nereden geldiğini ve neye hizmet ettiğini iyi kötü biliyoruz. Peki ya karanlık taraf ? Onların ışıktan yoksun dünyasına göz atarken sizi özel biriyle tanıştırmak istiyorum “Lilith”. Şeytani cinlerin ve canavarların annesi. Kızıl Kraliçe…

Müge Gül / muugegul@gmail.com

Allah(cc) uçsuz bucaksız cennetinde nefes alsın diye tüm meleklerden üstün kıldığı Adem’i yarattı. Bir parça balçığı şekillendirip ona ruhundan üfledi. Kaburgasından ona eşi Havva’yı yarattı. Böylece sonsuzluk boyunca adem asla sıkılmayacak ve yalnız kalmayacaktı. Tüm meleklerden Adem’e secde etmelerini istedi. Şeytan hariç hepsi emre uydu. Allah şeytanı melek olmaktan çıkarttı. Onu edebi rahmetinden ve altında ırmaklar akan cennetinden kovdu. O da zaman istedi. Ve kıyamet gününe dek dünyadaki son insana kadar onları ayartacağına, onları cayır cayır yanan cehennemi doldurmak için kullanacağına ant içti.

İşte vesveselerin karanlık kralı böyle doğdu. Hikaye buraya kadar hemen hemen 3 kutsal dinde de böyle kabul gördü. İkisinin resmi olmayan kaynakları hariç Musevilik ve ondan etkilenen Hıristiyanlık.

Yahudilerin kutsal kitabında sözü edilmese de pek çok eski Musevi kaynağında Tevrat’ın 1.Bab’ında Adem ile birlikte bir dişi yaratıldığı yazar. 2.Bab’da ise Adem’in kaburgasından yaratılan Havva(Eva)dan bahseder.

ADEM VE LİLTH

Lilith’in hikayesi taa Mezopotamya’nın lanetli toprakları Babil’e kadar gider. Peki Lilith Adem ile birlikte cennette yaratıldıysa niçin canavarların annesi olmuştur? Hikayeye göre;

Lilith ilk kadın olarak Adem ile birlikte yaratılmıştır. Uzun dalgalı güneş kızılı gür saçları, kehribardan zümrüte çalan gözleri,  bembeyaz teni, zarif kıvrımları ile Lilith baştan çıkarıcı bir kadındı. Adem ile olan beraberliğinde ters giden bir şeyler vardı. İkisi de eşit olarak yaratılmıştı ancak Adem cinsel birliktelik sırasında sürekli üstte olmak istiyor ve içgüdüsel olarak onu tarlası gibi görüyordu. Lilith bundan çok rahatsız oluyordu. Cennetteki kavgaları o derece sesli hale gelmişti ki Lilith artık buna bir son vermesi gerektiğine inandı. Bir gün yaratıcının yasaklı isimlerinden birini söyleyerek cennetten kaçtı. Yolu şaşıran ilk insan olan Lilith şeytan ile karşılaştı. Cehennemde kendine geçici bir krallık kuran iblis ile birlikte olan Lilith, uyuşturulmuş sahte bir mutluluğun kollarında sarhoş olurken Şeytan ve ona tapan kötü niyetli cinlerle girdiği münasebetlerden çocuklar doğurmaya başladı. Sonunda kimse onu malı gibi görüp üstünlük taslamıyordu. Lilith arzuladığı tüm şehvet ve doyuma ulaşmanın verdiği hazla adeta akmayan zamanın içine hapsolmuştu.

Ancak Adem çok mutsuz ve ümitsizdi. Lilith’i her şeyden daha çok özlüyordu. İçinde garip anlam veremediği duygular onu yoruyordu. Lilith’in yokluğundan bitap düşen Adem, sonunda Allah’a yalvardı. Onu cennete yanına yollaması için dualar etti. Adem’in yakarışları o derece içtendi ki Yaradan sonunda dayanamayarak 3 meleğini Lilith’i cennete getirmesi için görevlendirdi. Semangelof, Senoy ve Sansenoy aldıkları emirle Lilith ve çocuklarının olduğu yere gitti.

LİLİTH LANETLENİYOR…

Ona Yaradan’ın emrini söylediler ancak Lilith hiçte misafir perver bir tavır sergilemedi. Bir daha asla cennete Adem’in yanına dönmeyeceğini, olduğu yerde (Kızıldeniz olduğu düşünülür) mutlu olduğunu söyledi. Çocuklarını bırakamayacağını söyleyen Lilith, Allah’ın gazabına uğradı. Emrine itaat etmeyen günahkar kadını sonsuza dek çocuklarının öldürülmesine mahkum etti. Ancak isyankar Lilith kararından vazgeçmediği gibi üstüne üstlük birde lanet yarattı insanlar üzerine. Öyle ki her hamile kadın onun düşmanıydı artık. Bebekler doğar doğmaz ilk haftasına erkek çocuklarını, ikinci haftadan sonra da kız çocuklarını alacağına dair yeminler etti.

Bebeklerin ciğerlerini sökeceğini söyleyen Lilith, günümüze kadar bu korkunç lanetin eli kanlı faili oldu.

ANADOLU KÜLTÜRÜNDE ORTAYA ÇIKIYOR

Bu hikaye o kadar yayıldı ki Anadolu kültürü de bundan oldukça etkilendi. En az batı dünyası kadar korkunç efsaneler ile dolu olan Anadolu korku hikayelerinde Lilith, sadece anlatılan korkunç bir hikayeden fazlasına insanların bebekleri ve lohusa anneleri korumak için yaptıkları ritüellere dönüştü. Loğusa bir kadının mezarının 40 gün boyunca onu açık beklediğine inanılır Anadolu’da. Ve “al karısı” denilen bir kadından bahsedilir. Sümerlerden beri ortaya çıkan bu inanış en az Lilith kadar korkunç bir katile dayanır.

Lohusa anne ve bebeği 40 gün boyunca yalnız bırakılmaz. Mutlaka evde birileri olmalıdır.

Gece ışıklar söndürülmez.

Akşam ezanından sonra 40’ından küçük çocuk dışarıda gezdirilmez.

Yine aynı zamana dek çocuğun yıkanan kıyafetleri ipte bırakılmaz.

Anne ile bebeğin yattığı odaya Kur’an-ı Kerim konulur.

Ayrıca yine lohusanın başucuna bıçak veya makas konulur.

Annenin başına kırmızı kurdele bağlanır.

Tüm bunlar anne ve bebeğini akşam ezanından sonra sabah ezanına kadar herhangi bir zaman diliminde ama genellikle gecenin geç saatlerinde yeni doğmuş bebekli evleri ziyaret ettiğine inanılan Al Karısı’ndan korumak için yapılır. Yahudiler de bebek doğan evin kapısına çember çizer ve defol Lilith yazarak masumları korumaya çalışırlardı. Tıpkı bizim gibi demirden makaslar koyarlardı annelerin baş ucuna çünkü bu şeytani canavarın demirden korktuğuna inanılırdı.

    İLGİNÇ BİR HİKAYE

Al Karısı içinde çok çeşitli hikayeler anlatılır. Ancak benim size anlatacağım hikaye oldukça farklı. Çünkü bu hikaye şimdi yaşasaydı 57 yasında olacak olan dayım hakkında.

1957 yılının temmuz ayında doğan güzeller güzeli bir bebekmiş Onur Dayım. Anneannem her gittiği yerde çocuğu ile ilgili övgü dolu sözler duyar bundan da çok hoşnut olurmuş. 35 günlükken bir gece misafirlikten dönüyorlarmış. Gündüzleri ışıl ışıl parlayan caddeler gecenin 12’sinde oldukça ürkütücü bir sessizliğe ve karanlığa teslim oluyormuş. Siyah, günümüz için tam bir klasik olan puseti hızla süren anneannem birden bir baykuşu fark etmiş. Pusetin üzerinde çember çizen kuş birkaç kez dönüp karanlıkta kaybolmuş. İçi ürperen genç kadın evine ulaştığında hala titriyormuş. Olaydan 2 gün sonra uyandığında bebeğinin sesini duymayan anneannem yanına gidip uyuyup uyumadığını kontrol etmek istemiş. Ancak bebeği pusetinin içinde ters dönmüş bir şekilde (ayaklarının olması gereken yerde başı varmış) bulmuş. Ağızından kan gelmiş olan bebek çoktan melek olup uçmuş. Henüz 37 günlük bir bebeğin o arabanın içinde nasıl hareket ettiği hala bir sırken, ölümü otopsi yapılmadan doğal sebep olarak işlenmiş raporlara. Anneannem kalan ömrü boyunca o geceyi asla unutmadı.

Yukarda belirttiğim gibi 40’ını doldurmayan bir çocuğu dışarı çıkardığı için mi olmuştu bu ölüm? Buraya kadar normal,  hatta alakası yok belki diyebilirsiniz. Peki ya size Lilith’in simgesinin baykuş olduğu söylersem bu sizi şaşırtabilir mi? Onun bazı zamanlarda bir baykuş olarak tasvir edilmesi yoksa ilginç bir rastlantıdan mı ibarettir.

SANAT’TA

Lilith dizi dünyasının fenomenlerinden olan ve dünyada milyonlarca takipçisi olan Supernaturel dizisinde bir sezona konu olmuştur. Sam ve Dean kardeşler cehennemin kapısını açmak için uğraşan Lilith ile mücadele etmiş. Ancak Lilith kurnazlığı ile onları kandırmayı başararak istediğini elde etmiştir. Ayrıca bir müzik grubu ile kadınsal hakları koruyan bir dergiye de isim kaynağı olmuştur.

Lilith tutkuları ardına giden bir kadından çok daha fazla şey ifade ediyor. İlk günahkar insan olan kızıl kraliçe öyle veya böyle sonsuz bir karanlığa hırsları yüzünden teslim oluyor.

PEKİ YA HAVVA ?

Denilir ki Adem o derece üzgündür ki Allah o üzülmesin diye aynı Lilith görüntüsünde bir kadın yaratır ancak bu sefer onunla bir olsun, onun bir parçası olabilsin diye kaburgasından yaratır. Adem ve Havva yasak meyveyi yiyerek cennetten kovulana dek Adem çok mutludur. Yer yer Lilith’in Adem’i kıskandığı ve bu yüzden çocukları öldürdüğü söylense de pek anlamlı gelmiyor. Sonuçta onu Yaradan’ı bile dinlemeyip dönmediği bir adamı kıskanması pekte olası durmuyor.

Her lanetli ruh gibi bir ifrite dönüşen Lilith günümüzde hala korkulan bir kadın. Ancak aynı zamanda da bir takım düşünce akımları için son derece önem arz eden bir lider. Öyle ve ya böyle Lilith asla cennetlere giremeyecek pek çok arada kalmış ruhun vücut bulmuş lideri. O gecenin kirlenmiş ruhlu evlatlarının annesi. Acımasız bir masumiyet katili. Kıyamete kadar sürecek bir savaşta şeytanın yanında yer alan ve ırkına ihanet eden kızıl bir şeytan. Asla uslanmayan ve ruhu intikam denen karanlık, dipsiz bir kuyuda yok olan.

Önceki İçerikBÜT DERGİSİ 1 YAŞINDA…
Sonraki İçerikAŞKIN PLATONİK HALİ SEZAİ KARAKOÇ
muugegul@gmail.com'
1982 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğretimini tamamladıktan sonra iş hayatına atıldı. İletişim sektöründe uzun süre çalıştı. İlkokuldan beri denemeler yazmıştır. Korku sineması ve edebiyatına özel bir ilgisi bulunmaktadır. Büt Dergisi’nde Sinema ve Mitoloji bölümlerinde yazarlık yapmaktadır.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here