İŞTE SİNEMA! İŞTE CHARLİE CHAPLİN!

0
207
views
İŞTE SİNEMA! İŞTE CHARLİE CHAPLİN! - Büt Dergisi

Sinema deyince akla gelen ilk isim Charlie Chaplin’dir şüphesiz. Chaplin’in sinemada bu denli adından söz ettirmesine sebep ne? Bu komedi ustası ya bir gün Hitler gibi diktatör  olursa, dünya nasıl bir yer olurdu? Chaplin Hitler gibi diktatör olsaydı çok mu gülerdik çok mu ağlardık?

Ege KÜÇÜKKİPER/ege0692@hotmail.com

Sizlere, “Türk Sinemasının Bilinmeyen Adamı: Muhsin Ertuğrul” adlı ilk yazımda, Charlie Chaplin’den söz ederek, sinema dendiğinde akıllara gelen ilk ismin o olduğuna vurgu yapmıştım. Fakat 10 sayı boyunca bu önemli şahsiyete tek satır yer vermedim. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyebilirsiniz. Fakat bu tutumum bilinçli bir davranışın ürünüydü. “Çünkü lafın hası son söylenendir.” (Bu cümle ayrıntılı olarak yazı sonunda açıklanmıştır.)

Büyük Diktatör: Charlie Chaplin

Bu sayıda ele alacağımız konu: Charlie Chaplin’in ‘klasik’leşmiş “Büyük Diktatör” filminin izinde “kara mizah” türünü incelerken; ‘modern’ sinemanın Oscar ödüllü filmlerinden, “Zoraki Kral”ın bu film ile benzerliğinden yola çıkarak, yeni bir boyut yaratmak. Büyük Diktatör, belki de Charlie Chaplin’in en önemli filmi. 1940 yapımı film, iki milyon dolar bütçesi ile; senarist, yönetmen, müzik direktörü, yapımcı ve başrol oyuncusunu aynı koltukta oturtmayı başararak bir ilke imza atmıştır. Film konu itibariyle saf bir berberin, zeka küpü (!) bir liderle tesadüf eseri yer değiştirip, ülkeyi yönetme çabasını anlatırken mizahtan ödün vermeden, yaşananların ve yaşanacakların ironik bir biçimde hicvini yapıyor.

Hem Yahudi bir berberi, hem de Adenoid Hynkel adında (aslında Hitler) bir diktatörü canlandıran Chaplin, insanlık dersi verirken düşmanlıkları bir türlü son bulmayan Yahudi-Alman ilişkisine de dikkat çekiyor. “Barış” ana teması üzerinde şekillenen film, her şeyin bu yolla halledilebileceğinin altını çizerken; Yahudi berbere, bunu (barışı) gerçekleştirme yolunu açıp, diktatörlükten uzak bir yaşam alanı sunuyor. Hynkel’in, döner biçimli oyuncak dünyayı alıp, ayağında sektirmesi, “ben dünyayı ayağımda oynatırım” cümlesine atıfta bulunurken, sıradan sade bir vatandaşın da doğru yolu bulduğunda, en güçlü diktatörlerin bile yapamayacağı şeylerin üstesinden gelebileceğine bizleri inandırıyor. Sembolik olarak benzerlik gösteren hal ve hareketleri, Şarlo tiplemesi özünde yoğuran Chaplin, Hitler ile empati kurarak, dünyaya onun gözünden bakmaya çalışıyor.

Üslup açısından son derece naif, tabir-i caizse “kırıp dökmeden” mesaj veren film, daktilo sahnesiyle uzun sözlerin boş ve anlamsızlığını, önemli olanın az ama öz olduğunu betimliyor. Buradan hareketle Zoraki Kral filmini ele alırsak, konuşma güçlüğü çeken (kekeme) Kral VI. George’un, hitap gücünün yetersizliğiyle bir ülkeyi savaştan kurtardığını ve binlerce canın koruyucusu olduğunu, halkına (o haliyle) güven sağladığını fakat Hitler’in, şakır şakır konuşup, hitabet dersi verircesine seslendiğini, halkını kandırdığını ve milyonların ölümüne yol açtığını düşünürsek, hem iki film hem de iki karakter arasındaki ortak noktayı tespit edebiliriz.

Alt Tema “Dürüstlük”

Muhalif ve toplumsal duruşunu bozmayan Charlie Chaplin, bu filminde “sevgi” faktörünü de devreye sokarak, aşksız ve sevgisiz kalanların; ister ana, ister baba, ister kardeş, ister evlat, ister eş tarafından olsun, bir canavara dönüşeceğini yüzümüze çarparak, değer ve kıymet olgusunun birey için önemini vurguluyor. Alt tema olarak “dürüst”lüğün ön plana çıkarıldığı film, doğru bir önder doğrultusunda bir ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle, insan potansiyeliyle ve tüm varlığıyla hedeflediği her amaca ulaşabileceğini kanıtlıyor. Ana hattın belirlenmesi açısından filmin dokunaklı ve bir o kadar gerçekçi konuşmasını iletiyorum:

Askerler! Zorbalara itaat etmeyin. Onlar sizi eziyor; düşüncelerinizi, hislerinizi ve hareketlerinizi planlıyor, sizi koyun yerine koyuyorlar. Sizi aç bırakıp, hayvan terbiye eder gibi şartlandırıp topun ağzına sürüyorlar. İnsanlıktan çıkmış, beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın. Sizde nefret yok, sevilmeyen kişiler nefret eder ancak. Askerler! Esirlik için değil, hürriyet için savaşın. Şöyle der Luka İncili’nin 17. bölümünde “Tanrının krallığı insanın içindedir” Bir kişiye, bir gruba değil, herkese açıktır. Siz insanlar, makineleri yaratacak güçtesiniz, mutluluğu yaratacak güçte. Bu güçle yaşamı hür ve güzel yapın, harika bir maceraya dönüştürün. (Büyük Diktatör / Yahudi Berber’in konuşması – son sahne)

Charlie Chaplin, sinema henüz keşfedilmemişken doğdu! Sinema, onun filmleriyle doğdu, gelişti, altın bir çağ yaşadı! Sanatın muhalif olduğunu gösterdi! Sinema onunla özdeşleşti! İşte Sinema! İşte Charlie Chaplin!

Hoşça kalın…

Severek ve isteyerek çalıştığım Büt Dergisi’nden yoğun programım nedeniyle ne yazık ki ayrılıyorum… Gönül isterdi ki, Tarantino, Bergman, Kubrick gibi dahi yönetmenler hakkında da bir iki satır karalayayım. İnşallah başka bir zaman, belki aynı belki farklı bir mecrada sizlere bu düşünce ve kanaatlerimi aktarma fırsatı bulurum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazdığım her yazı estetik ve zevk nosyonlarından son derece uzak, tamamen didaktik bir amaç gütmektedir.

Orson Welles’in iki filmini incelediğim yazımda, “kara film” türünü, Godard’ın ‘Serseri Aşıklar’ında, “yeni dalga akımını”, Abuzer Kadayıf’ta, “sosyal eleştirinin filme yediriliş biçimini”, Kemal Sunal’ın, hiçbir yerde bulamayacağınız “meşhur oluş öyküsünü”, Alfred Hitchcock imzalı ‘Psycho’nun, “çekiş aşamalarındaki bilinmezlikleri”, Tek mekanda geçen filmlerin, “hilelerini”, Geoffrey Rush odaklı Hollywood’un “ödül sistemindeki adaletsizlikleri”, Muhsin Ertuğrul’un tiyatrocu değil, “sinemacı kimliğini”, uyarlama senaryoların “işleniş inceliklerini” ve de subliminal mesajların yarattığı “farklılıkları” aslında ben de sizlere birer subliminal mesaj vererek ortaya koymaya çalıştım. Umarım “bilgilendirici” olabilmişimdir. Tüm çalışma arkadaşlarıma destek ve inceliklerinden dolayı teşekkür eder, sanatsız kalmamanızı dilerim. Hoşça kalın…

Önceki İçerikYOKUŞUN E(K)MEKÇİLERİ HAMALLAR
Sonraki İçerikBÜT DERGİSİ’NİN 11.SAYISI YAYINDA
Büt Dergisi Aylık Onlin Kültür-Sanat Dergisi. Spor, Tarih, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Genel Kültür ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir dergi... haber ve önerilerinizi info@butdergisi.com adresine yollayabilirsiniz.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here