İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR

0
437
views
İçimizdeki İrlandalılar - Büt Dergisi

İrlanda halkı, Büyük Patates Kıtlığı nedeniyle aç kalırken Osmanlı Devleti bu duruma kayıtsız kalmadı. Birleşik Krallık içinde üvey evlat muamelesi gören İrlandalılara yardımda bulunan Sultan Abdülmecid, o dönemde iki millet arasında bağları sımsıkı bağladı. O bağlar günümüzde bile hala çözülmedi. Bu bağı görebilmek için İrlanda’nın Drogheda United futbol takımının amblemine bakmak yeterli.

Efe Karasu / efekarasu@gmail.com

Avrupa Birliği’ne üye olduktan sonra ekonomisi hızla büyüyen ve Kelt Kaplanı ünvanını alan İrlanda’nın tarihinde büyük bir trajedi yatmaktadır. 19. yüzyılda yoksul İrlanda halkının temel tüketim maddesi patates idi. 1845 yılında İrlanda’da patateslere bulaşan phytophthora infestans mantarı, o yıl patates üretimini %45 düşürdü ve ertesi yıl ise patates üretiminin tamamını yok etti.Patatesteki  hastalık nedeniyle üretimin tamamen durmasının ardından adına ‘Büyük Kıtlık’,  ‘Büyük Patates Kıtlığı’ denilen büyük bir trajedi yaşandı.

1849 yılına kadar yani dört sene boyunca şiddetle süren bu felaket sırasında insanlar yeterli bir şekilde beslenemedi ve bu durum çeşitli hastalıklara yol açtı.Açlıktan ve hastalıklardan yaklaşık 1.5 milyon insan hayatını kaybetti. 2 milyon insan ‘tabut gemi’ ismiyle anılan teknelerle ABD, İngiltere ve Kanada’ya  göç etti. Teknelere ‘tabut gemi’ denmesinin sebebi bu tekneler ile göç eden insanların bir çoğunun yolda veya göç ettikleri yerlerin hastanelerinde hayatlarını kaybetmiş olmalarıydı. Yolculuklarını sağ salim tamamlayanları ise yine büyük sıkıntılar bekliyordu.  Göç ettikleri yerlerde Katolik olmalarından dolayı ikinci sınıf insan muamelesi gördüler.

Kıtlığın ana nedeni patatesteki hastalık mı yoksa İngiltere mi?

Bir dönem İngiltere’nin sömürgesi olan İrlanda, İngiltere’nin kurduğu Birleşik Krallık’a 1801 yılında dahil edilse de yasalar, Katolik olan İrlanda halkının toprak sahibi olma ve toprakları 31 yıldan fazla kiralama hakkını engelliyordu. Bu durum halkın, Protestan İngiliz toprak sahiplerine ödediği kiraları oldukça pahalılaştırdı. Zaten yoksul olan halk, toprakları kısa süreli kiralamalar dışında elinde tutamadığı için üretim artışını ve karlılığı gözetmedi. Ödediği yüksek kiralardan arda kalan paralarıyla küçük arazilerde kendi geçimlerini sağlayacak kadar, ucuz ve besleyeci olan patatesi üretti. Patateste görülen hastalıkla beraber İrlanda’da devam eden sömürge düzeni patlak verdi. Büyük Kıtlık’ın ana sebebi aslında bu sömürgeci düzenin dayatmalarıydı. Yaşanan trajedi sırasında İrlanda’da bulunan İngiltere’nin hükümet temsilcisi Lord Clarendon, başbakana yolladığı mektupta durumu şöyle özetliyordu: “Ne yaparsak yapalım, eleştiriye muhatap olacağız. Bu insanların yaşaması için müdahale etsek iktisatçılar bizi eleştirecek, onları ölmeye bıraksak, bu kez hayırseverler.” Bu durum değerlendirmesine cevap olarak İçişleri Bakanı George Gray şöyle demişti: “İnsanları ölmeye bıraktığı için hükümet ağır biçimde suçlanabilir ama kamu kaynaklarını bu amaçla kullanırsak, çok daha ağır biçimde suçlanacağız”. İngiliz parlamentosu ise yapılacak olası bir yardımı “halkın bir bölümünün vergi mükelleflerinin sırtından beslenmesi” olarak gördü. Bu görüşe göre Kraliçe Victoria’nın ‘üzerinde  güneş batmayan’ Britanya İmparatorluğu’nda, insanlık güneşi çoktan batmıştı.

Osmanlı, İrlanda halkına yardım eli uzattı

Dönemin Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid, İngiltere ile rakabet halinde olan Fransız gazeteleri sayesinde İrlanda’daki Büyük Kıtlık’tan haberder oldu.  Bunun üzerine İrlanda halkına 5 bin pound değerinde bir yardım yapmak istediğini İngiliz hükümetine iletti. Abdülmecid’in bu isteği hoş karşılandı fakat İngiliz hükümeti Osmanlı’nın yapabileceği yardımın sadece bin pound kadar olabileceğini söyledi. Öyle ki Kraliçe Victoria bile kendi halkına 2 bin pound değerinde bir yardımı uygun görmüştü, bu miktar yabancı bir hükümdar tarafından asla geçilmemeliydi. Bunun üzerine Abdülmecid, İrlanda’ya 3 gemi ile birlikte buğday ve Osmanlı parasıyla bin altın değerinde maddi yardım gönderdi. Dublin’e ulaşan gemilerin, burada yüklerinin boşaltmasına izin verilmeyince, gemiler daha kuzeyde bulunan Drogheda Limanı’na demirledi ve gönderilen yardımı İrlanda halkına ulaştırdı. Bunun üzerine İrlandalılar Abdülmecid’e bir teşekkür mektubu gönderdiler. Bu mektubun bir bölümünde şu ifadeler yer alıyordu: ” Majestelerinin bu zor durumdaki insanların yardım talebine verdiği mertçe cevap büyük Avrupa devletlerine kıymetli bir örnek olmuştur. Bu, vaktinde yapılmış hayırlı davranış, pek çok kişiyi ferahlatmış ve ölümden kurtarmıştır.”

Drogheda United takımının armasındaki ay yıldız…

2010 yılına ülkemizi ziyaret eden İrlanda Cumhurbaşkanı Mary McAleese, Büyük Kıtlık sırasında Sultan Abdülmecid’in İrlanda’ya yaptığı yardımı anımsatarak: “İrlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda sizin bayrağınızdaki semboller, bu güzel yıldız ve hilali bölgenin sembolü haline getirdiler. Hatta futbol takımının formalarının üzerinde de bu güzel Türk sembollerini görüyoruz” demişti. Cumhurbaşkanının işaret ettiği futbol takımı, İrlanda Premier Ligi’nde yer alan Drogheda United ekibidir. 1975 yılında kurulan İrlanda ekibi, maçlarını 2 bin seyirci kapasiteli Hunky Dorys Park stadyumunda oynamaktadır. Drogehda United, 2007 yılında ilk kez İrlanda Premier Ligi şampiyonluğunu kazandı. Şampiyon olduktan sonra maddi anlamda oldukça sıkıntılı günler geçiren kulüp, geçtiğimiz sezon 57 puan ile ligi ikinci bitirerek UEFA Avrupa Ligi elemelerine katılmaya hak kazandı.

Kıtaları aşan kardeşliğin rengi: Bordo – Mavi

Drogheda United kulübü, resmi internet sitelerinden yayınladığı bir duyuru ile Trabzonspor takımıyla resmi olarak kardeş kulüp olduklarını ve bundan büyük mutluluk duyduklarını açıklamıştı. Bu kardeşliğin temelini Drogheda limanına yardım getiren Osmanlı gemilerinin attığını söylesek herhalde yanlış olmaz. İki kardeş kulübün ortak noktası ise renklerinin bordo ve mavi olmasıdır. İki takımın taraftarları sosyal mecrada muhabbet edip birbirlerine kendi takımlarına ait eşyalar yolladıkları biliniyor. Droghedalılar Trabzon’a, Trabzonsporlular da Drogheda’ya kardeş takımlarının maçlarını izlemeye gidiyorlar.  Önümüzdeki mart ayında bu iki kardeş takım bir dostluk müsabakasında karşı karşıya gelecekler.

Titanic mi? Famine mi?

Bu yıl vizyona girecek olan, Osmanlı’nın Büyük Kıtlık sırasında İrlanda’ya yaptığı yardımı konu alan ‘Famine’ filminin senaristi “Bu film Titanik’ten daha etkileyici olacaktır.” açıklamasında bulunmuştu. Bu iddiayı Famine’yi izledikten sonra tartışabiliriz ama filmin konusunun Titanic’ten daha etkileyici olduğu kesin. Bazı tarihçiler, Drogheda United’ın amblemindeki ay ve yıldızın Famine’ye konu olan yardımdan dolayı değil de İngiliz Kralı II. William’a ait kılıcın üzerindeki “ay-yıldız” motifininden geldiğini iddia ediyor.İrlanda’nın en yetkili ağzı olan Mary McAleese’nin açıklamaları ise bizi ikna edici düzeyde. Kaldı ki bu ve benzeri iddialar doğru olsa bile kendilerine Kraliçeleri Victoria’dan daha merhametli davranan Abdülmecid sayesinde kalpleri Türkiye ve Trabzonspor için atan İrlandalıların var olduğunu biliyoruz. Gerisi teferruat olsa gerek…

Önceki İçerikKAĞIDIN ÖLÜMÜ
Sonraki İçerikSİNEMADA UYARLAMA
efekarasu@gmail.com'
Efe Karasu, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun. Şu anda BJK Tv'de çalışmaktadır.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here