HOMO HOMUNİ LUPUS!*

0
129
views
HOMO HOMUNİ LUPUS! - Büt Dergisi

Yapılan savaş sonrasında ölen 6 askerin gömülmeyi reddetmesini ve bu altı asker dışında kalan toplumun tüm kesimlerinden bireylerin onları gömülmeye ikna etmesini konu alır ‘ Ölülüleri Gömün’. Askerlerin niye ölmek istemedikleri oyunun temel sorusudur. Cevap basit. ‘Görmeye, koklamaya, duymaya doydukları zaman mezarlarına kendileri gidebilmeli insanlar’ derler oyun boyunca.

Elif CENGİZ / cengizelifelif@gmail.com

Askerlerin aileleri, ordu, hükümet, medya, politikacılar ve din adamları dahil herkes onları gömülmeye ikna etmeye çalışır. Bu, vatana hizmettir. Vatan uğruna can verip paşa paşa gömülmelidir insanlar! Kimin için? Ne için? Ne uğruna ölüm göze alınıp bir insan öldürülebilir ki?  Ne uğruna insanlar göz göre göre ölüme gönderilebilir? İnsan insana daha ne kadar kötülük yapabilir? Hepimiz biliyoruz ki sonsuza kadar…

Ölen de insan öldürende, savaştan zevk alan da insan bunu durdurmaya çalışan da. Hepimiz içimizde öyle kötüler barındırıyoruz, onu öyle güzel saklıyoruz demek ki  bin yıllardan beri ne uzamış ne kısalmışız. Savaşsa savaş, ölümse ölüm, hırssa hırs, şiddetse şiddet. Dün nasılsa bugün de öyle. Demek gerçekten çaba harcamamışız savaşlar dursun diye. Bir şeyler hep ağır basmış ve devam etmişiz birbirimizi vurmaya. Nedir bunun sonu nereye gideriz bilmiyorum. Milyonlar öldü, sakatlandı, eşsiz, dostsuz, evlatsız kaldı. Böyle hastalıklı bir dünya nasıl olur da değişir bilmiyorum.

İlk kez 1936’da sahnelenen Irwın Shaw’ın ‘Ölüleri Gömün’ü o gün ne anlama geliyorsa bugün de o anlama geliyor. Keşke bize hiçbir şey ifade etmeyen fantastik bir oyun olarak görebilseydik ‘Ölüleri Gömün’ü.

Oyuna gelecek olursak; daha ilk andan, sahnede hiçbir hareket yokken sadece müzik ve ışık kullanımıyla bir savaş meydanında olduğunu anlıyor seyirci. Oyun boyunca tek rahatsız eden şey müziğin sesinin aşırı yüksek olması. Biraz daha kısık olsaydı da aynı etkiyi verirdi. Salondan çıktığınızda yüksek sesten kaynaklı bir baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Kostümler başarılı. Oyun Amerikan variliğiyle çok ön planda. Zamansız mekansız bir oyun olarak sergilense çok daha iyi olurdu. Amerika oyuna katkı sağlamıyor. Sahne kullanımı çok iyi. O daracık sahnede o kadar çok oyuncu ve o dekor alkışı hak ediyor. Tabi kullanım başarısı olarak.  O son sahnede havaya kalkan haçın anlamını çözebilmiş değilim. Oyun savaş karşıtı bir oyun, son sahneye kadar dini tek bir mesaj yok, son sahnede Hallelujah eşliğinde havaya devasa bir haç kalkıyor.

Oyunculardan Civan Canova samimiyetini seyircisine fazlasıyla hissettiriyor. Oyunda herhangi bir başrol olmadığı gibi ön plana çıkan diğerlerinden daha fazla göze çarpan oyuncuda yok. Hepsinin aşağı yukarı aynı frekansta oyuncular olması iyi mi kötü mü karar veremiyorum. Asker yakınlarının askerleri gömülmeye ikna etmeye çalıştığı sahne oyunculuklar açısından şahane olsa da oyunu sekteye uğratan, yer yer sıkan bir sahne olmuş.

Tek bir hatası olmayan, oyunculukları açısından muhteşem olan bu oyunun tek eksiği enerjinin seyircilere geçememesi.  Belki de seyirci demeliyim Umarım çoğunluk benim gibi düşünmüyordur. ‘Ölüleri Gömün’ ekibinin eline, koluna, emeğine sağlık. İyi seyirler.

*insan insanın kurdudur.

Önceki İçerikHEPİMİZ ENGELLİ ADAYIYIZ
Sonraki İçerikSAİD PAŞA VE KARYOLA KOMEDİSİ
Büt Dergisi Aylık Onlin Kültür-Sanat Dergisi. Spor, Tarih, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Genel Kültür ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir dergi... haber ve önerilerinizi info@butdergisi.com adresine yollayabilirsiniz.
TEILEN