‘Hayatta kalma savaşı’nı kazanmak için korona ile yaşamaya dair ilk ekonomik planlar

Dünya Sağlık Örgütü, virüsün birçok ülkede ekonomik yaşamı olumsuz etkilemesine karşın ülkelere korona ile uzlaşma ve “birlikte yaşama” çağrısı yaptı. Virüsün henüz laboratuvarlarda teşhis edilmesi ve yakın zamanda da aşının bulunmasının zor olması nedeniyle kırılgan ekonomiler tehdit altında.

0
23
views

Dünya Sağlık Örgütü, virüsün birçok ülkede ekonomik yaşamı olumsuz etkilemesine karşın ülkelere korona ile uzlaşma ve “birlikte yaşama” çağrısı yaptı. Virüsün henüz laboratuvarlarda teşhis edilmesi ve yakın zamanda da aşının bulunmasının zor olması nedeniyle kırılgan ekonomiler tehdit altında.

İngiliz Virolog Jeremy Rossman, en az bir yıl boyunca virüs için bir aşı bulmanın zor olduğunu belirterek “Devletlerin virüsle birlikte yaşamak için geçici önlemler almaları gerektiğini çünkü beklemek ve yaşamak anlamsız. Aşı bulunana kadar kapatın” dedi. Sorularımızı e-posta yoluyla yanıtlayan Rossman, yaralanmalar ve ölümler arasında yayılan vakaların var olduğunu söyledi. Rossman, toplumları virüsün güzergahının evrimine göre yaşamlarını ayarlamaya zorladığını ve bunun kaçınılmaz hipotez olduğuna işaret ediyor.

Nisan ayında Avustralya ve Tayvan arasında ortak bir çalışmada virüsün dayanıklılığını sağlamak için insan hücreleriyle bağlantı kurarak yeni mekanizmalara yöneldiğini ortaya çıkardı. İngiliz gazeteleri ise virüsün iyileşen eski kurbanlarını yeniden enfekte edildiğini duyurdu. Rossman, bunun üzerine virüsle yaşamak amacıyla bir başlangıç planı geliştirmenin hiçbir zararı olmadığına inandığını belirtti.

Jeremy Rossman aynı zamanda Birleşik Krallık Kent Üniversitesi’nde Araştırma Yardım Ağları Başkanı’nın sitesini incelediğini belirterek önerilerde bulunuyor. Rossman, önerilerinde kişilerin tıbbi muayenesinin yapılması, virüs bulaşmış olanların izole edilmesi, ortamlarındaki iletişim çevrelerinin izlenmesi ve personelinin izole edilmesi gerektiğini söyledi. Rossman, ayrıca bireylerle doğrudan temas yüzeylerinin de ellerin temizliği gibi temiz tutulması önerisinde bulundu.

İlgili Haber
Pınar Yorgancıoğlu'nun yeni filmi Antalya'da boy gösterecek

Koronavirüse karşı henüz aşının ne zaman bulunacağına dair net bir tarih verilmezken aşı çalışmalarının da iki katına çıktığını belirtiliyor. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en kötü sağlık sorunuyla karşı kaşıya kalındığı ve önümüzdeki dört yıl içerişinde yeni bir koronavirüs salgının olabileceği vurgulandı.

Cenevre’deki uluslararası ilişkiler ve politik ekonomi araştırmacısı Nasser Zuhair, dünya ekonomisinde kısa sürede telafi edilemeyecek bir ekonomik kayıp olduğunu ve bunun 5 trilyon dolar kadar olduğunu söyledi.

Zuhair’e göre turizm, otomobil ve uçak gibi tamamlayıcı sanayi sektörleri; daha az etkilenecek iç tarım ve perakende sektörlerinden farklı olarak, cari yıl içinde gerçekleşmesi beklenen ekonomik gerileme sonucunda ilk grevlerin görüleceği alanlar.

AB İç Pazar Komiseri Thierry Breton’un açıklamasına göre ise, dünyadaki turist sayısının yarısını alan Avrupa ülkelerinin, beklenen deflasyonda ilk darbe olarak 400 milyar Avroluk zarara uğrayacaklarını tahmin ediyor.

Zuhair, “savaş ekonomisi”ne örnek vererek ülkelerin ekonomi politikalarını acil duruma getirmeyi ve öncelikli hizmet harcamalarının yapılmasını öneriyor. Zuhair, günde yüzlerce insan hayatını kaybetmiş olsa bile virüsle yaşamalı ve aynı zamanda riskini azaltmaktan başka seçeneğin olmadığını öne sürüyor.

İlgili Haber
İstanbul Maratonu’na yüzde 70 zam

Panoramik dünya ekonomik manzarası, endişelerine rağmen yıllardır savaş ekonomisinde yaşayan ülkelerde olduğundan daha az karanlık görünüyor. Çünkü Orta Doğu’daki bazı ülkeler, özellikle Suriye, içinde resmi olarak ilan edilen vaka sayıları ve buna önlem açıklamaları hakkında birçok şüphe uyandırıyor. Hastalığın olası geniş yayılması ve şimdiye kadar alınan önlemlerin etkinliği ile sonuçta şeffaflığın ve zayıf sağlık sektörünün yokluğunu temsil ediyor.
Columbia Üniversitesi’nin Üçüncü Dünya Politik Ekonomisti John Waterbury, Avrupa ülkeleri tarafından uygulananlara benzer önlemlerle üçüncü dünya hükümetlerinin yürürlüğe gireceğini söyleyerek, üçüncü dünya ülkelerinin ekonomisi ve çatışma yaşayan ülkelerin daha kırılgan ve karantina dönemlerini daha fazla tolere edemediğini belirtti. John Waterbury, ekonomik şokun ağırlaştığını söyleyerek “ Şimdi mülteciler ve ülke içinde yerinden olmuş kişilerde boğuluyorlar. Gıda güvenliğinin en düşük unsurlarından yoksunlar. Karantinaya ihtiyaç duyulan çağrılara uygun olarak evlerde kalma masraflarını ödeyemiyorlar” dedi.

Waterbury, “Genç sağlıklı insanların, cömert fonlarla desteklenen hükümetler, sivil toplum örgütleri, dini kurumlar ve geleneksel şeflerin kullanımı yoluyla virüs hakkındaki en güncel aileleri yaygın bir şekilde yaymaya ve iletişim kurmaya devam etmeleri koşuluyla, her topluluğun yaşam koşullarına uygun olarak işe dönmelerine izin verilebilir. Yerel topluluklarla etkileşim kurmak, katı bir yasak uygulamak yerine çatışma ülkelerinde bir arada var olmanın ilk yoludur” şeklinde konuştu.

İlgili Haber
Hafıza-i Beşer Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler Sergisi Açıldı!

Waterbury bu görüşünü ise üçüncü dünya ülkelerinde düşük gelirli işçilerin yasaklanmasının kıtlığa neden olabileceğini ve kanunun hızla hayatta kalma meselesini kırmasını sağlayabileceğini ifadeleriyle savunuyor. Üçüncü Dünya ülke ekonominelerinin kırılganlığına örnek olarak Hindistan gösterilebilir. Hindistan’daki işçiler, karantina sürecinin uzatılması sonrası protesto gösterileri düzenlendi.

John Waterbury tarafından karantinanın genişletilmesi ve bu önlemlerin sürdürülmesinin sonuçları konusunda benzer bir yaklaşımı ise Nasser Zuhair benimsiyor. Zuhair ise durumu şekilde açıklıyor:

“Bu teklif sert gelebilir, ancak siyasi ve ekonomik bir bakış açısıyla, dünyanın birçok hayatına yol açabilecek kıtlıklara neden olmak mümkün değildir. Ülkelerin, özellikle petrol fiyatlarında bir daralma ile, vatandaşlar için işsizlik maaşlarını ve ekonomik gereklilikleri güvence altına alma yeteneği. Küresel ekonomik durumun artık daha fazla kapatılması beklenmiyor. ”

Yazar: Meis Hamat

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Büt Dergisi’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Önceki İçerikTİYATRO BİR BURJUVA SANATI DEĞİLDİR BİR İHTİYAÇTIR
Büt Dergisi Aylık Onlin Kültür-Sanat Dergisi. Spor, Tarih, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Genel Kültür ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir dergi... haber ve önerilerinizi info@butdergisi.com adresine yollayabilirsiniz.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here