GENELEVDE DOĞAN ÇOCUK: TANGO

0
510
views
Tango - Büt Dergisi

19 yüzyılın sonlarında Güney Amerika’ya giden iki büyük göç dalgası ile çoğunluğu Sicilya, Kalabriya ve Endülüs’ten Arjantin’e gelen göçmenler beraberinde kendi kültürlerini de getirmişlerdi. Afrikalı siyah köleler, melez kadınlar, yerliler ve Avrupalı melezler en temel haklardan bile yoksun bırakıldıkları bu topraklarda beraber yaşamaya çalışıyorlardı. Bu birliktelik sonucu farklı kültürlere ait müziklerin karışımı ile özlemlerini, aşağılanışlarının ve hayal kırıklıklarının sonucunda içlerinde birikmiş olan öfkeyi, argo tabirlerle anlatan yeni bir müzik türü ortaya çıkarttılar; Afrika vuruşları, Kızılderili ritmi ve latin etkisi Arjantin müziğiyle birleşti.

Büşra İLARSLAN / busrailaslan@hotmail.com

Göçmen sayısı büyük ölçüde erkeklerden oluşuyordu. Bu sebeple bölgede erkek nüfusunda büyük artış olmuştu ve azalan kadın nüfusu, genelevlerin sayıca  artarak işçi sınıfının eğlence mekanı haline gelmesine sebep olmuştur. Hayallerini kurdukları hayatı kuramayan göçmen erkekleri, kendilerini içki kadehlerine bırakırken; kadınlarının bir kısmı ise genelevlerde çalışmaya başlamıştı. 1865 ile 1880 yılları arasında ortaya çıkan “Tango” bu sebeplerden dolayı içerisinde hırçınlık, asilik gibi duygular ile hayal kırıklıklarının getirdiği melankoliyi taşır.

Bu mekanlarda kadın sayısının az olması kapılarda uzun kuyrukların oluşmasına sebep olunca, kapıda bekleyen erkekleri eğlendirmek için küçük tango müzik grupları çalıştırılmaya başlanmıştı. Sonrasında bu sokak eğlencelerine alt sınıf tarafından yoğun ilgi görülmüştür. Erkekler danslarını beğendirebilmek adına kabadayı misali birbirleriyle yarışır duruma gelmişler. Onlar için o kadar önemliymişki tango, dans öncesi partnerlerini etkileyebilmek için erkek erkeğe paratik yapıyormuşlar. Tango sözlerindeki küfürler ve genelevlerinde alt sınıf tarafından icra edilen bir müzik ve dans olması sebebiyle bir süre yasaklanmıştır. Fakat hiç bir engel tango aşkını bitirmeye yetmemişdir.

Zamanla genelevlerine gelen orta ve üst zümre insanlarınca da tanınan tango, büyük yankı uyandırmış. Fakat yasaklanma sebebinde de belirttiğim sebepler dolayısıyla üst zümre tarafından ahlaka aykırı bulunup benimsenmemiştir.

Tango, 20.yy’ın başlarında gemilerle Arjantin’den Fransa’ya gelen tangocular tarafından Avrupa’ya tanıtılmıştır. Önceleri yine alt kesimde yayılan tango, zamanla üst kesimde de sevilmiştir. Orjinal hali argo sözleri sebebiyle Avrupa’da yapılması hoş karşılanmayan tango, sadeleştirilerek Avrupa’ya yayılmıştır. Özellikle Parislilerin bu dansa olan ilgisi sayesinde tango, Arjantin sosyetesinde de değer kazanmıştır.

İlk olarak 1917’de Carlos Gardel’in smokin giyip her türlü argo ve erotizmden uzak sözlerle tango söylemesi, tango için dönüm noktası olmuştur. Bu sayede salon dansı haline gelmiştir.

Geçirdiği onca sancılı dönemden sonra tango günümüzde aşk ve tutku dansı olarak varlığını sürdürmektedir.

Önceki İçerikSİNEMADA UYARLAMA
Sonraki İçerikOSMANLI SARAYINDA İKİ GARİP İDAM; İPŞİR PAŞA VE NEF’İ
Büt Dergisi Aylık Onlin Kültür-Sanat Dergisi. Spor, Tarih, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Genel Kültür ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir dergi... haber ve önerilerinizi info@butdergisi.com adresine yollayabilirsiniz.
TEILEN