CESUR YENİ DÜNYA – BRAVE NEW WORLD

0
227
views
CESUR YENİ DÜNYA – BRAVE NEW WORLD - Büt Dergisi

Bu sayımızda konuğumuz İngiliz yazar Aldous Huxley’in distopik ve Latince magnum opus’udur yani büyük işi, büyük eseri anlamına gelen Cesur Yeni Dünya adlı distopyasıdır. Bilgisi olmayanlar için distopyanın ne anlama geldiğine kısaca değinmek istiyorum. Ütopyalarda yazarlar olmasını arzu ettikleri yaşam biçimlerine yer verirlerken distopyalarda da tam tersini işlerler. Felaket senaryosu olarak da adlandırabiliriz bunu.

Handan Aşık / handan.ist@hotmail.com

Eserin omurgasını kuluçka-şartlandırma merkezi oluşturmaktadır. Bu merkezde istenilen özelliklerde insan üretimi yapılmaktadır. Dört tür zeka seviyesine sahip insan türü oluşturulurken; bu insanlar şartlandırma yöntemiyle zekasına ve konumuna inandırılıyor ve bunun için minnet duyuyor. Bir anne ve babaya sahip olmak bu insanlarda tiksintiye neden olurken günümüz insanının yaptığı bir çok şey sıkıcı ve gereksiz görünmekte hatta DÜŞÜNMEK bile buna dahil…

Huxley’in eserinde kapitalizm üretim sistemi ile paralellik gösteren insanı tüketen ve hizmet veren metalara dönüştüren bir anlayış resmedilmiştir. Kitaptan hareketle günümüz insanın rotasını çizmeye başlayan unsurlar, yaşam standartlarımızı belirlerken bunu doğal sürecin bir seyri gibi göstermekte insan doğasına bu değişimi koşulsuzca kabul ettirmektedir. Basitinden bir örnekle konuyu derinleştirebiliriz aslında .. Geniş ailelerden çekirdek aileye geçişte, kültürel değerlerin günden güne değişmesinde ve bireyselliğin ön plana çıkarılmaya çalışıldığı bir ortamın temelinde kapitalist düşüncenin kendisi yatmaktadır. Tüketim toplumu oluşturmak istiyorsanız bunu bölerek ve parçalayarak gerçekleştirebilirsiniz. Önceden bir aileye tek bir araç yeterli olurken günümüzde dört kişilik bir aileye neredeyse dört aracın gerekli olduğu düşüncesi yerleşmeye başlamıştır. Belki sizlere bu örnek Huxley’in eseri gibi uzak görünse de biraz öngörü sahibi olmaya başladığınızda yakın görünecektir.

Eser 1931 yılında kaleme alınmış olmasına rağmen, bugün okuyan herkesin yaşadığı koşullarla bezerlik bulacağını dehşetle ifade etmeliyim. Bugün belki şişelerde insan üretmiyor olabiliriz ama sperm banklarının varlığı ile arasında ince bir bağlantı bulabiliriz. Kadınların istedikleri kadar istedikleri sayıda erkekle beraber olması, erkeklerin bağlılığı aptallıkla değerlendirdikleri cinsel özgürlüğü sonuna kadar yaşadıkları bir ortamda yaşarken Cesur Yeni Dünya’da da bunun aynısının olması nasıl bir tesadüf olmuş(!) ya da olabilir ki? Geçen onca sene boyunca insan-kadın metalaşmaya başlamış, insanlar tüketim makinasına ve robotlara dönüştürülmüş, sorgulamalarına izin verilmemiştir. Neden sorgulamasına izin verilmediğini sizler bulun! İzledikleriniz, dinledikleriniz, giyim tarzınız ve zevkleriniz sizin seçiminiz mi? Özünüzü tanıyor musunuz? İnsana dair ne varsa sorgulayabiliyor musunuz? İnandığınıza körü körüne neden inanıyorsunuz? Sorularına çok geç olmadan cevap bulabilecek miyiz bilmiyorum ama popüler kültürün ürünlerini bir kenara kısa bir süreliğine de olsa bırakıp Cesur Yeni Dünya ile tanışmanızı tavsiye ederim .. Çok geç olmadan …

Son olarak da; kitaptaki karakterlerin hepsi tanıdığımız insanlardan esinlenerek oluşturulmuştur. Benim en çok dikkatimi çeken ise Mustapha Mond karakteri olmuştur. Bu isim her Türk’ün yakından tanıdığı Mustafa Kemal Atatürk’ten alıntıdır. Yazar onu önemli bir konuma oturtmuştur kitapta sanırım bu da biraz da olsa merakınızı kamçılayacaktır … Kitap sevgisiyle dolu günler dilerim. Sevgilerle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here