CENNETİMDEN BAKARKEN – CEHENNEM – KARDEŞİMİN HİKAYESİ

0
341
views
CENNETİMDEN BAKARKEN - CEHENNEM – KARDEŞİMİN HİKAYESİ Kitap Özetleri - Büt Dergisi

Sevgili okurlarımız bu sayımızda sizlere 3 kitap tanıtacağım. CENNETİMDEN BAKARKEN… CEHENNEM… KARDEŞİMİN HİKAYESİ…

Handan Aşık / handan.ist@hotmail.com

Cennetimden Bakarken (ALİCE SEBOLD)

Bu kitap hakkında yazı yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm aslında kararsızlığımın nedenini tam olarak kestiremesemde içimde özel bir yer edinmiş olmasını da göz ardı edemedim. 14 yaşında ki lise öğrencisi Susie’nin okuldan, evine dönerken başına gelen trajik olayın anlatıldığı bu romanda bir sapığın küçük bir çocuğu hayattan nasıl koparttığı anlatılıyor. Yaşamayı seven, ailesine düşkün ve hayalleri olan bu kızın yaşadıkları ve hissettikleri karşısında duygulanmamanız imkânsız.Hayal kırıklıklarımız bile bizi yaşamdan soğuturken, tecavüze uğrayarak santim santim doğranan bu çocuğun duyguları, hissettikleri sizlere çok tanıdık gelecek.

Küçümseyerek izlediğimiz o kayıp arayan programları ve çocuk cinayetlerini, ailelerin çektiği o tarifsiz ızdırabı daha yakından anlayacaksınız. Bir annenin kızı için ördüğü o berenin kanlar içinde geri gelişi, okuldan kızının dönüşünü bekleyen babanın telaşı günlerce süren gözyaşları ve beklenen kız çocuğunun asla geri gelmeyeceğini bilmek o ailenin bir ferdi gibi sizi de derinden etkileyecek.

Kitabın konusu belki çoğumuz için bir anlam ifade etmeyecektir ama okuduktan sonra Susie sizin de aradığınız hayatta olmasını dilediğiniz bir yakınınız olacaktır.

CEHENNEM (DAN BROWN)

Yeni çıkan kitaplar göz atıyorsanız ya da kitapçıların kıyısından köşesinden geçiyorsanız dikkatinizi çekmemesi imkânsız olan bir kitaptan bahsedeceğim şimdi de

Melekler ve şeytanlar, Da Vinci’nin şifresi ve Kayıp sembol kitaplarıyla oldukça büyük bir popülarite kazanmıştır yazar. Son kitabı da diğerleriyle benzerlikler taşıyor. Yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da bir sanat tarihçisi gibi tarihi yapıtların ince ve gizli ayrıntılarını veriyor. Kahramanlar dünyayı tehdit eden bir virüsün yayılmasını engellemek için İtalya’dan İstanbul’ a kadar bir çok şehri ve tarihi yapıyı dolaşıyor. Bir kitabı okurken aynı zamandan onlarca güzel bilgiden de haberdar oluyorsunuz. Kitabı okurken kendinizi sık sık internette araştırma yaparken bulacağınıza eminim. Romanın iskeletini Dante Alighieri’nin başlıca yapıtı İlahi Komedya oluşturmuş. Bu eserden hiç haberi olmayan okurlarımıza küçük bir bilgi verelim. Dante Alighieri İtalyan (Floransa) şair ve politikacıdır. Politika da yaşanan olumsuzluklar onun bir daha Floransa’ya dönememesine neden olmuş ve bu yüzden birçok şehir dolaşmıştır. Bu sürgün günlerinde de İlahi Komedya’yı kaleme almıştır. Kitap 3 bölümden oluşur bunlar Cehennem, Araf ve Cennettir. Dante’yi romanda daha yakından tanıma fırsatı buluyorsunuz bu da sizin için ayrı bir kazanç noktası oluyor. Yazarın diğer kitapları gibi sürükleyici olmasına rağmen bu kitapta içerikte diğerleriyle benzerlik taşıyor. Robert Langdon serisinin dördüncü kitabı olarak gizemli olaylara meraklı okuyucuların ve sanatseverlerin bir iki günde bitireceği bir kitap( 574 sayfa olmasına rağmen). Kitabı okurken başından sonuna kadar onlarca tahminde bulunup hiç ummadığınız bilgilerle karşılacaksınız ve en önemlisi de zevk alacaksınız.

Kardeşimin Hikayesi ( Zülfü Livaneli)

Bu kitap Zülfü Livaneli’nin en son basılan romanıdır. Psikolojik problemleri olan emekli bir mühendis romanın omurgasını oluşturmuştur. Zeki, bilgili ve sıra dışı bir karakterdir Ahmet Arslan. Yaşadığı beldede genç ve zengin bir kadın öldürülmüştür. Romanın ana kahramanı, bunun akabinde olayın aslını öğrenmek için gelen gazetecilerden biriyle yakınlık kurmuştur. Romanda ki en büyük tezatlardan biri bence buydu. Duygusal yakınlık kuramayan bu adam genç, kadın gazeteciye çok fazla taviz veriyor onu yakınında görmek istiyordu. Kadını daha fazla görebilmek için ona içini açıyor hayat hikâyesini psikolojik problemlerinin düşünce yapısını şekillendirdiği oranda anlatıyordu. Zülfü Livaneli’nin diğer romanlarında da tanık olduğumuz diğer şeyse büyük bir aşk. Romanın kahramanı emsalsiz bir aşka tutuluyor ve kavuşamıyor. Bu durum bir başka romanıyla da benzerlik taşıyor aslında. Belki benim önyargılarımdan kaynaklanıyor belki de gerçekten her şeyi hızlı tükettiğimiz gibi aşkı da çok çabuk tüketen bir toplum olarak bu durumun romanı yapaylığa sürüklediğini düşünüyorum. Roman kahramanı aşırılıklar yıldızı aslında her şeyden onda fazla fazla var. Çok okuyor, çok düşünüyor, çok kuralcı gibi. Romanın dili sade ve sürükleyici bu durum da sizi okurken daha çok bağlıyor, bilinmezlik duygusu ise sonuna kadar merakınızı sıcak tutuyor. Farklı bir şey ortaya çıkarmak istemiş yazar ve bunu da başarmış. ODTÜ’lü mühendisler ve Marmara’lı iletişimciler kitabı daha çok seveceklerdir bence bu da küçük bir ayrıntı size.

İyi okumalar dilerim .. Sevgilerimle

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here