Caravaggio’dan ‘’Aziz Peter’in Çarmıha Gerilmesi‘’

0
64
views

Caravaggio’nun ‘’Aziz Peter’in Çarmıha Gerilmesi‘’ adlı eseri, Santa Maria del Popolo Kilisesinde yer almaktadır ve 1601 yılına tarihlenir.
Resmi incelemeye geçmeden önce konusuna ya da daha doğrusu ikonografisine değineceğim. Önce Aziz Peter ya da daha bilinen adıyla Petrus kimdir?

İsa’nın bir numaralı Havarisidir. Ayrıca ilk Papa’da Petrus’tur.
Matta İncili’nde İsa şöyle der; “Yeryüzünde benim kilisemi kuracaksın. Sana gökler diyarının anahtarını vereceğim.’’Bu kısım bile bize Petrus’un ne kadar önemli bir kişi olduğunu anlatmaya yeter.

Petrus, İsa’nın ölümünden sonra Antakya ve Anadolu’da Hristiyanlığı yayar ve oradan Roma’ya giderek ilk Hristiyan topluluğunu kurar.
25 yıl kadar Hristiyanlık için çalışan Petrus sonunda bir gün İmparatorun yakınlarından birine büyü yaptığı gerekçesiyle suçlu bulunur.

Yakınları sayesinde kaçma işine girişen Petrus yoldayken İsa ona görünür. Petrus karşısında İsa’yı görünce şaşkınlık ve korku içinde sorar “Domine quo vadis !? “, “Nereye gidiyorsun Rabbim?”İsa, “Yeniden çarmıha gerilmek için Roma’ya gidiyorum.” diye cevap verir. Petrus bu cevaptan sonra hemen Roma’ya geri döner ve yakalanarak çarmıha gerilme cezasına çarptırılır.
Ancak çarmıha gerilmek üzereyken son bir istekte bulunur. Çarmıha ters gerilmek ister. Ters haçın uğursuzluğu da buradan gelir.

Sanırım son isteği olduğu için değil de daha çok acı çekeceklerini bildiklerinden olsa gerek Roma’lılar da hemen kabul ederler.
Petrus’un çarmıha ters gerilmeyi istemesinin sebebi ise İsa’nın önüne geçmemektir.Kendisini İsa ile bir görmeyen Petrus, İsa’ya olan saygısından ters gerilir çarmıha..

Genel olarak Batı resim sanatında ters çarmıha gerilmiş yaşlı bir amca görürseniz o Petrus’dur. Bazende elinde anahtar ile resmedilen ak saçlı bir adam olarak çıkar karşımıza. Anahtar öyle sıradan bir anahtar değil, cennetin anahtarıdır.

Aynı zamanda İsa ile tanışmadan önce başka bir havari ve öz kardeşi olan Andreas ile balıkçılık yaptığı için Petrus’a ruhların balıkçısı denmektedir. Bu sebeple balıkla da resmedilir. İşte bu sahne Aziz Petrus’un çarmıha ters geriliş sahnesi…

Ancak bu eser Batı resim sanatı repertuarına adeta meydan okuyor.
Yok yok meydan okumuyor, Barok sanatın uçlarını yaşayan ve yaşatan Caravaggio bu eserle bize adeta gövde gösterisi yapıyor.
Barok resim sanatının en önemli unsurlarından olan diyagonallik ve hareket bu resimde muhteşem işlenmiştir. Bu resimde her şeyin en kalitelisini bulmak mevcut. Barok resim sanatında pek çok sanatçı ‘Diyagonellik’ üzerine çalışmalar yaptı.

Çoğu çok zorlandı ama Caravaggio çok doğru bir sahne seçti. Çarmıhın ters kaldırılma anını vererek zor olanı olağan gibi gösterdi. Ayrıca hareket resimde çok güçlü bir şekilde hissedilirken çarmıhın ağırlığı da izleyiciye hissettirilmiş.

Resimde çarmıhın duruş açısı ve nereden geldiği belli olmayan muhteşem ışığın yarattığı derinlik size çarmıhın birkaç adım gerisinde, sahnenin içindeymişsiniz hissi veriyor. Resmin en ilginç özelliklerinden bir diğeri ise tüm detayların, figürlerin duruş pozisyonlarının, kas yapılarının, ifadelerinin, kısacası gördüğünüz her şeyin yer çekimine meydan okumasıdır.

Resmin en önemli figürü Petrus’a bakalım; Petrus yıkılmış, dağılmış ve fakir bir adam imajında…

Zaten Caravaggio’nun tipik havarileri de böyle oluyor. Normalde her biri ayrı erdem, bilgelik ve ışık içinde çizilen Havariler, Caravaggio’nun eserlerinde hırpani kıyafetler içerisinde bir avuç fakir ve cahil görünüşlü ihtiyarlar şeklinde karşımıza çıkıyor. Burada da hemen hemen öyle. Kıyafetleri çıkarılmış. Hiçbir kutsallık izi yok Petrus’da… İdealleştirilmiş havari tiplerinde karşılaştığımız hiçbir özelliğe sahip değil. Sıradan, fakir ve yaşlı bir adam sadece.

Şiddeti ve acıyı iyi yansıtan Caravaggio, bu resimde de korkunç bir gerçeklik kurgulayarak izleyiciyi de Petrus ile birlikte çarmıha geriyor.
Petrus acı içinde kendini yukarı doğru çeken adamlara bakıyor.
Haçın altına girip Petrus’u yukarı doğru sırtlayan adam sahnenin dramatikliğini ve gerçekliğini güçlendiriyor. Pis ayakları ve ağırlığı taşıyan bedeninde çalışan kasları dikkat çekici ve muhteşem detaylar…

Petrus’un diyagonal duruşu ile bize doğru uzanan ayakları hem perspektifi güçlendiriyor hem de ressamın bize aktarmak istediği duyguları… Doğrudan ayaklara girmiş çivilere bakıyoruz. Ancak Petrus’un baktığı elindeki çivi en acı vereni olmuş olmalı… Çok detaylı ve gerçekçi işlenmiş. Petrus’un o eline öyle acılı ve çaresiz bakışları ise muhteşem. Ayrıca Petrus’un üzerine düşen ışık vücut hatlarının ve figürün gerçekliğini güçlendiriyor.

İçerik: @SanatnTarihi adlı Twitter sayfasının paylaşımları düzenlenerek yayımlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here