Büt Dergisi’nin 32.Sayısı Çıktı!

0
183
views

Bir yerlerde duymuştum; duyduğun kadar varsın, gördüğün kadar yaşarsın. Anlam olarak kendi sınırları içinde sınırsızlıklar barından bu cümle, bir o kadar da bazı yaşamları görmezden geliyor. Dünyada görmeden ve duymadan yaşayan insanların çok fazla başarıya imza attığını duymuşuzdur, okumuşuzdur. Ben de geçenlerde haberleri gezerken Al Jazeera Türk’te bir tane başarı öyküsünü okudum. Haberde doğuştan görme engelli Emre Ev’den bahsediyor. Emre’nin öyküsü şöyle: “Emre Ev, doğuştan görme engelli. Çocukluğundan bu yana oynadığı satranca çok şey borçlu. 2011’deki üniversite sınavında Konya 2’ncisi, Türkiye 105’incisi oldu. Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandı. Görme Engelliler Türkiye Satranç Şampiyonası’nda 2. oldu. Şimdi Balkan Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Yaklaşık 15 yıldır satranç oynuyor. İlkokul ikinci sınıfta başladığı serüven, onu Milli Takım’a kadar çıkardı. 2015 yılı Görme Engelliler Türkiye Satranç Şampiyonası’nda ikinci oldu. 9 maçın 7’sini kazandı. İki beraberliği var. Emre, turnuvada maç kaybetmeyen tek sporcu. Şimdi Bulgaristan’da düzenlenecek Balkan Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor.” Görmeden de büyük şeyleri başarılabileceğinin en güzel kanıtı Emre.

***

En önemli yaşam kaynaklarından biri de insanın inancı. Bir büyüğüm demişti; “İnsan bir şeye inanmalı. Neye inandığının çok da önemi yok, yeter ki inanmalı.” İnanç, nehri besleyen yeraltı suyu gibidir. Zaman zaman azalsa bile hiç bitmeyen bir kaynaktır. İnsan bir şeylere inanmalı; başaracağına inanmalı, yapacağına inanmalı ve olacağına inanmalı. Bunlar eksikse zaten yaptığınız iş başlamadan sekteye uğramış demektir. Yine aynı haber sitesinde karşılaştığım başka bir başarı hikayesini sizlere aktarayım. Bu kahramanımızın adı Adil Can Kural. Henüz 15 yaşında olan Kural, beyin felci olarak bilinen Serebral Palsi hastalığına yakalanmış ilkokul öğrencisi. Doğum sonrasında uzun süren sarılığın ardından beyninde oluşan hasar nedeniyle hareket etme ve konuşma zorluğu yaşıyor. Ahmet’in hikâyesi, ön yargılar olmayınca ve tabi inanmış olunca engellerin olmadığının kanıtı. Ahmet Can, liselere yerleştirme sınavı olan TEOG’da 120 soruda 115 net yaptı. Hozat’ta yaşayan Kural, 727 öğrenci arasından Tunceli 33’üncüsü oldu. Bu arada Ahmet, önce Fen Lisesi’ni kazanmak istiyor, ardında Hacettepe Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği okumak istiyor. Ahmet’in başarısı tam bir inanç başarısı.

***

Başarı ve inanç ayrılmaz bir parçanın iki yarısıdır. İnanç eksikse başarı gelmez, başarı gelmiyorsa da inanç eksikliği vardır. Merkezi inanç olan her iş başarıya ulaşacaktır. Siz yeter ki başarıya inanın.

TELEFONUNUZDAN DERGİYİ ONLİNE OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYIN

Önceki İçerikSüpürgecilik…
Sonraki İçerikBir Aşktır Beyoğlu
1991'de doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bilişim Bölümü'nde yüksek lisans eğitimini alıyor. Dergiye yazılarıyla ve Foto-Haber kategorisinde fotoğraf çekimleriyle katkı da bulunuyor. Ve Büt Dergisi'nde editörlük ve sayfa tasarımlarını yapıyor...
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here