Büt Dergisi’nin 21. Sayısı Çıktı

0
111
views

Merhaba sayın okuyucu, 21. sayımızla yine karşınızdayız. Bizi sabırla beklediğiniz için teşekkür ederiz.

Editor yazısı…

Yeni Yıl

Yılların, ayların, günlerin, saatlerin, dakikaların ve hatta saniyelerin bile nasıl geçtiğini anlamadan yeni bir yıla daha giriyoruz. 2015’e merhaba dememize az bir zaman kalmadan biz size bu sayıyla merhaba diyoruz.

Nasıl şeydir şu zaman denilen kavram? Suya benzetsek; akan suyun önüne engel koyarsak durdururuz, durduramazsak bile yavaşlatırız. Onun için suya benzemiyor. Uyku desek; uykumuzu vücudumuzun son direncine yenik düşene kadar dayanıyoruz, bunu da elimizden geldiğince erteleyebiliyoruz. Uykuya da benzemiyor. Aslına bakarsanız demek istediğim hiçbir şeye benzemiyor. O her gün mucize olarak karşımıza çıkan bir büyü. Sizce de öyle değil mi?

Daha dün gibi hatırlayabiliyorum, hatırlıyorsunuz 2014 yılbaşını. Halbuki 365 gün 52 hafta 6 saat 31557600 saniye geçti 2014’ten 2015’e. Bunu yazarken ne kadar da çok rakam devirmişiz onu fark ediyorum ki bu rakamlar bir yıllık zaman dilimi için geçerli. Varın siz düşünün yaşamınızda ne kadar çok rakam devirdiğinizi. Hepiniz şuan da ben gibi bir Ahh çektiğini hissediyorum. Ama dedim ya hiç bir şeye benzemiyor şu zaman dediğimiz büyü. Gel desen gelmiyor, git desen gitmiyor. Sensiz ama senle birlikte büyüyor. Sizi hüzünlendirmek gibi bir niyetim yok. Sadece gerçekleri bir kere de benden duyun istedim.

Ne fırsatlar kaçırdınız, ne sevdalara kapılıp unuttunuz kendinizi; ne çok sevinç yaşadınız, ne çok ağladınız; ne çok paranız oldu, ne çok açlık çektiniz; ne çok selam verdiniz, ne çok selam aldınız; ne çok birileri girdi hayatınıza, ne çok çıktı hayatınızdan birileri, bunların hepsi olması gerekiyordu ve oldu. Artık bunlara hayıflanmaya gerek yok bilesiniz. Tam sırasıdır şu çoook derin anlamı olan özlü sözümüzü söyleyemeye “Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir” demekten başka da bir şey yok sanırım. Yeni bir yıla daha bir bomba, daha bir atik girmek için diyeceğim o ki takma kafaya be okuyucu, oldu da bitti maşallah…

Yeni bir yıl demek yeni bir zaman diliminin sana açtığı kolları sarmak demek. Sen bu kollara şefkatle sarılmaya bak. Yeni bir umutla yeni bir kapıdan gir içeri. İster hazırlıklı ol, ister sıradan yaşayarak gir; orası sana kalmış. Ama bizsiz girme. Biz seninle her sayıda yine bulaşacağız. Zaman bizi şefkatli kollarıyla ne zaman sarmaktan vazgeçer, biz o zaman senden koparız. O zaman sen yoluna ben yoluma deriz. (Bağlantı biraz kötü olmuş olabilir ama konu hazır birlikteliğe gelmişken fırsatı değerlendirmek istedim. Kendimizi araya sıkıştırdım.)

Neyse artık daha fazla uzatmayayım. Başınızı ağrıttıysam affola. 2015 yılının size huzurlu ve mutlu bir yıl olması dileklerimi iletiyorum. Her şey gönlünüzce olsun. Ve tabi ki çok komikmiş gibi yapılan, kimsenin gülmediği hatta yapanı rencide ettiği bir klasik yılbaşı esprisiyle yazımı bitiyorum: Seneye görüşürüz….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here